Isaac Newton’ un meşhur elma ağacı. Sanılanın aksine Newton’ un başına elma düşmemiştir. Newton bahçesinde dolaşırken ağaçtan elmanın düştüğünü görünce yer düşümünü farketmiştir.

Yerçekimi teorisi Newton tarafından bulunmuş bir fiziksel olgunun bilimsel teorilerinin sunumudur. Aslında Newton’ un yerçekimini adlandırmasından ziyade farkına varıp bunu matematiksel olarak ifade etmesi desek daha doğru olur. Meşhur elmanın ağaç dalından yere düştüğünü gören Newton bu olaya yerçekimi ya da kütle çekimi dedi. Newton sayesinde yer ve çekim olgusunun farkına varmıştık. Fakat neden yer nesneleri kendisine doğru çeker sorusunun yanıtını henüz bilmiyorduk.

Yerinçekimi nedir sorusunu Albert Einstein da kendisine sormuştu. Bu ve bunun gibi pek çok sorunun cevabını ararken evrenin bilinen fizik kurallarından çok farklı işlemesi gerektiğinin farkına vardı. Einstein özel ve genel görelilik teorilerini ortaya atmadan önce uzay ve zaman herkes için aynıydı. Fakat Einstein uzayın ve zamanın bükülebilir bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. Bu kuram fizik kurallarının yeniden yazılmasına sebep olacaktı.

Einstein genel görelilik teorisinde maddenin uzayı kütlesi ölçüsünde büktüğünü söylüyor. Aynı gerilmiş esnek bir kumaşın ortasına parmağınızla bastırdığınızda kumaşın bükülmesi gibi. Bükülen kumaşın kenarından bir bilye bıraktığınızda yüzeydeki eğimden ötürü bastırdığınız noktaya doğru düşer. Einstein’ a göre bu durum uzay ve madde için de farklı değildi. Büyük kütleli cisimler uzayın esnek dokusunda oluşturdukları deformasyondan dolayı küçük cisimler büyük cisimlere doğru düşer. Dünya’ nın Güneş etrafında, Ay’ ın Dünya etrafında ya da Europa’ nın Jüpiter etrafında dönmesi aslında bu cisimlerin bükülmüş uzayda düşmelerinden başka bir şey değildir.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Yerçekimi teorisi bing bang büyük patlama başlangıçlı evrenin olmassa olmazı olan dört büyük kuvvet teorilerinden birisidir. Güçlü ve zayıf nükleer kuvvetler, elektromanyetik kuvvet ve yerçekimi genişleyen evreni şekillendiren kuvvetlerdir. Yerçekimi bunların arasında en zayıf ve en temel olanıdır. Kuantum fiziğinde elektromanyetik kuvvet ve diğer kuvvetlerin enerjileri farklı parçacıklar tarafından taşınır. Yerçekimi kuvvetini taşıyan parçacık gravitondur. Graviton henüz deneysel olarak tespit edilebilmiş bir parçacık değildir. Sadece denklemlerdeki bir değişkenden ibaret. Yani varlığı sadece teorik olarak öngörülüyor.

Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, yazı

Yerçekimi sadece teorik uzayı bükmekle kalmaz zamanı da büker. Bu yüzden teoriye göre yerçekiminin çok büyük olduğu cisimlerde zaman da esner ve çok daha yavaş akmaya başlar. Örneğin çekim etkisi Dünya’ nın çekim etkisinden binlerce kat büyük olan Güneş’ de geçen zaman Dünya’ da geçen zamandan çok daha yavaştır. Benzer şekilde evrenin kütle bakımından teorik olarak en büyük cisimleri görülen kara deliklerin yakınlarında zaman durma noktasındadır yani sonsuzdur.

Geçtiğimiz yüzyıllarda yaşamış olan bilim insanları fiziğin temel unsurlarını yeniden irdelemiş ve işleyişiyle ilgili teorik bilgiler ortaya sunmuşlardır. Ancak teori ve varsayım olarak ortaya atılan iddialar bilim insanları tarafından kimi çökertilmiş kimi geliştirilmiştir. Bugün hala yerçekimi, olası karanlık madde, olası antikaranlık madde, olası graviton vb. fenomenlerin ardında gizlenen gerçeklerin kanıtlarıyla açığa kavuşması insanlığın bir beklentisidir.

Mürsel AVCI

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here