USTURLAP  (Yıldız Ölçen)

Yıldızların döndüğü, dünyanın ise sabit olduğunu tarihlerdir bilinen bir gerçek. Usturlap Ay, Güneş gezegen ve yıldızların konumlarını hareketlerini belirlemek, mevsim geçişlerini saptamak, denizciler için yön bulmak, yerel saatin ve namaz vakitlerini bulmaya yarayan, tarihlerdir astronomi ölçümlerinde kullanılan bir aletidir.

Her zaman ifade etiğimiz gibi, batı medeniyetsizleri karşısında ezilip büzülen, birçok tarihi belgelerde ve ilim adamlarının eserlerinde kalem oynatan oryantalist çevirmenlerin, tarihçilerin, köşe yazarlarının akademisyenlerin ilimsizlerin ve sahtekarların karşısında durduk ve durmaya da devam edeceğiz.

Konuya kısaca girelim; Aristarkos’un güneş merkezli (heliosentrik) sistemine islam bilginleri itibar etmemiştir. El Birüni ve coğrafyacı İbn Rüsteh birçok teorinin yanı sıra, dünyanın kendisinin döndüğüne ilişkin teorileri aktarmaktadır. El-Birüni’den yeryüzünün döndüğünü iddia eden iki isim görmekteyiz bunlar Ahmet b. Muhammed es- Siczi ve Cafer b. Muhammed b. Cerir’dir. Her ikiside bu görüşten hareketle kayık şeklinde bir usturlap inşa etmişlerdir.

El-Birüni, bu sorunun tatmin edici bir açıklamasına ulaşmak için büyük bir çaba vermiştir. “Dünyanın dönüp dönmediğine dair” (Kitab fi Sükün el-Ard ev hareketiha) adında bir risale yazmıştır. Yeryüzünün dönüp dönmediğine dair bir karar verip vermeme konusunda tereddüt etmiştir. Bununla birlikte ömrünün sonuna doğru yeryüzünün dönmediği kanaatine ulaşmıştır. Hindistan’a dair eserinde (421/1030 yılında yazıldı) şöyle demektedir. “Yeryüzünün dönmesi astronomi biliminin sonuçlarına hiçbir şekilde zarar vermez, bu konuya ait olan şeyler  (bu kabulde de) aynı şekilde mantıksal olarak birbirleriyle bağlantılı kalır. Bu kabulü olanaksız kılan başka nedenler bulunmaktadır”  İbn Haysem de Almagest’e yazdığı şerhinde bu sorunu ele almış ve dönme (rotasyon) fikrini benimsemediğini söylemiştir.

Ayrıca, dikkat edilmesi gereken bir başka husus da, el- Birüni’deki alıntılardan çıkardığı kadarıyla Ebü Ca’fer el-Hazin’in 4./10. Yüzyılın ilk yarısında gezegenlerin dönmelerinin (rotasyonlarının) görünüşte simetrik olmayışına yeni bir açıklama getirmesidir. Kendisi tarafından ortaya koyduğu modelde eksantrik ve episikl (ayrı merkezli yörüngelerle ek yörüngeler) öğretilerini eleştirmiş, onların yerine ekliptik düzlemi yönünde göreceli gezegen yörüngesi variyasyonları varsayımı getirmiştir. Benzer bir modelle Heinrich von Langenstein (1325-1397)’da rastlamaktayız.

Dünyanın kendi ekseninde döndüğüne inanan, Arap astronomlarından biriside Ebü Sa’id Ahmed b. Muhammed es- Siczi’dir (4./10.yüzyılın ikinci yarısı). El-Bürüni’nin verdiği bilgiye göre, es Siczi ayrıca dünyanın döndüğü prensibine dayanarak kayık biçiminde bir usturlap yapmıştır. Bunu bizzat kendisinin inşa edip etmediği bilinmemektedir. Ancak yukarıdaki görsel yazmada açıkça belirtildiği üzere El-Bürüni şöyle diyor. “ Ebü Sa’id  es- Siczi tarafından yapılmış olan bir usturlap gördüm ve prensibini çok beğendim çünkü prensibi herkesin inandığı gibi gök yüzünün döndüğüne değil, sadece bir kısım insanın inandığı gibi yeryüzünün döndüğü üzere kuruluydu. Dünyanın dönüp dönmediği meselesi gözlemle çözmek mümkün değil, bunu ancak doğa felsefecileri belki çözebilir” demiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here