Toplumsal Algı & Zihin Kontrolü

    0
    81

    Kitleleri Manipüle Ederek Kontrol Altına Alma Yöntemleri:

    Başlıklı yazımızda sizleri soğuk savaş döneminde ilk modern kitle kontrolünün manipülasyonlarını algı yöntemlerini konu alacağız.

    İnsan kontrolü yüz yıllardır dönem dönem karşımıza çıkmaktadır. Babil, firavun dönemi Moğol istilası Cengizhan gibi imparatorlardan tutun taki Alamut emiri Hasan Sabbah haşhaşilere kadar ve günümüz devlet alt yapı istihbarat kurumlarına kadar devam etirilmekte olduğunu görmekteyiz…

    Zamanında Modern teknolojik biliminde kullanıldığı daha çok kişiye ulaşmak için radyoların bile ücretsiz dağıtıldığı nazi almanyasının nasıl kitleleri etki altına aldıklarını ele alacağız. Bu size tanıdık geldi mi ? Elon Musk’ın starlink projesi ile ücretsiz internet dağıtacağı gibi 😊 devam delim…

    Özgür irademizle karar verdiğimiz birçok şeyi aslında bilinçaltımıza empoze edilmiş verilere göre şekillendirip ölçü alıyoruz.

    Giydiğimiz kıyafetlerden gezdiğimiz yerlerden tutun yediklerimize kadar bu kontrolün etkisi büyük, seçtiğimiz eşin nasıl olacağı, kuracağımız bir ailenin yaşam standartlarının nasıl olacağı, yetiştirdiğimiz çocukların eğitim kriterleri ile ilgili tüm tercihlerimizde biz farketmesekte bize empoze edilmiş ölçüleri baz alıyoruz…

    Tv kanallarına çıkartılan doktorlarla ve reklamlarla hangi besin ürünlerini tüketmemiz gerektiğini, moda programlarıyla ne giyip ne giymeyeceğimizi evlilik ve kadın programlarıyla nasıl bir eş seçeceğimizi, çocuklar hakkında eğitim programlarıyla hangi kriterlerde çocuk büyüteceğimizi, zihnimize büyük bir titizlikle empoze ediyorlar.

    Kısacası dizilerde, reklamlarda, filmlerde, eğlence programlarında, eğitim ve sağlık programlarında izlediğimiz her şey bir süre sonra hayatımızın maddi ve manevi her alanında ölçü haline geliyor, getiriliyor.

    Dipnot: Şuan popüler olan 5G teknolojisi ile yönetileceğiz söylemleri insanları korkutuyor, işin aslı senelerdir kontrol altında olduğumuzu daha kavrayamamışız, konumuza tekrar dönüp devam edelim…

    Büyük Yıkımlar ancak halkların Büyük Yalanlarla kandırılmasıyla mümkün olur. Hitlerin Almanya ile birlikte dünyayı felakete sürükleyen süreçte başarılı olmasında üç önemli etken vardı:

    Sermaye Desteği, basın ve etkili bir propaganda yöntemi.

    Propaganda her zaman işe yarar. Bunu çok iyi bilen ve hitabette çok da başarılı olamayan Hitler, Almanya’da propaganda yapmak adına bir bakanlık kurmuştu. Bu bakanlığın başında da kendinden emin, sakin ve eğlenceli konuşmaları ile halka seslenme becerisinde ustalaşmış olan Dr. Paul Joseph Goebbels bulunuyordu.

    Dr. Paul Joseph Goebbels, felsefe eğitimi almış bir kişidir. 1933 ve 1945 yılları arasında Hitler döneminde “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı” olarak görev yapmıştır. Bazılarına göre Hitler’in sağ kolu olarak çalışmış ve öylece ünlenmiştir. Tanıtım ve propaganda işlerini yürütürken, dönemin medya unsurlarını kontrol etmesi ile ünlüdür.

    Hatta şu sözü sanki bir vecize gibi siyasi tanıtım tarihine yazılmıştır; “Basın, iktidarın kullandığı dev bir klavyedir!” Goebbels’in Propaganda prensiplerine bir göz atalım;

    – Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır. Olmazsa yalana devam edin. Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar ona o kadar fazla inanırlar.

    – Bir insana yalan olsa bile bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser ve savunur.

    – Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur ve insanların o yalana inanması da o kadar kolaylaşır.

    – Halkı her zaman ateşleyin, asla soğumasına ve düşünmesine izin vermeyin.

    – Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

    – Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.

    – Asla rakibinizin üstün bir yanı olduğunu kabul etmeyin.

    – Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın.

    – Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.

    – Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.

    – Yargı devlet hayatının efendisi değil, devlet politikasının hizmetkârı olmalıdır.

    – Bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir halk sunayım.

    – Her zaman etrafınızda bir yalaka ordusu bulundurun.

    Prestij ve karizma sahibi lider, propaganda işini çok kolaylaştırır. İlk sözü kim ne kadar güçlü ve bağırarak söylerse, o kazanır. Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak çok kolaydır.”

    Ülkedeki bütün gazete, dergi ve basın yayın organlarını elinin altına aldı. Öyle ki 2. Dünya savaşında Ruslar Berlin kapılarına dayandığında Alman halkı hala savaşı kazanmak üzere olduklarını sanıyordu.

    Ve yenilirken dahi mitinglerinde milyonlarca insan toplanarak ona biat ettiklerini gösteriyordu.

    Önceden Alman halkının Tanrının Elçisi, Büyük Lider, Büyük Başkan, Büyük Kurtarıcı” gibi sloganlarla yere göğe sığdıramadığı ADOLF HİTLER’in intiharından bir ay sonra tüm gerçekler gün yüzüne çıkmaya başladı.

    O aslında sadece çevresindeki silahlı koruma ordusuna güvenen, söylediği her şeyin yalan olduğu, korkak basit bir ruh hastasından başka bir şey değildi.

    Alman halkı bunu çok geç anladı, herkes ona tapıyordu ama gün geldi hiç kimse “onun taraftarıydım” diyemedi.

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here