☀Güneş katlanıp dürüldüğünde;
Ayetteki kuvviret (tekvîr) iki ayrı anlam ifade etmektedir. 
Sönüp kararma ve katlanıp dürülme. 
Taberi ve Kurtubi sözkonusu fiilin anlamına bakarak güneş üzerinde iki olayın birden gerçekleşeceğini güneşin sönmesinin yanı sıra çevre kısımlarının da içe doğru katlanıp dürüleceğini belirtmişlerdir. 
(Taberî, XXX/41-42; Kurtubî, XIX/227.)
Ayetlerden de anlaşılacağı üzere güneşin yapısı küre değildir. 
Çünkü küre bir cisim dürülemez. 
Güneş bugün sözde bilimin belirttiği gibi dünyadan hacim olarak 1300000 kat büyük değildir. 
Ve dünyadan 149.000.000 km uzaktada değildir. 
Aksine Güneş dünyadan küçük ve perspektif olarak kubbeden yansıması 5000-6000 km civarındadır. 
Güneş, Ay ve yıldızlar birinci semada bulunmaktadırlar. 
Güneşin katlanarak dürülmesi ve haliyle güneşin söndürülmesi bir vakıadır. 
Güneş genişleyerek patlayacak, dağılacak gibi Kurana aykırı beyanlar doğru değildir ve kabul edilemez. 
Güneş aynı zamanda yıldız değildir. 
Yıldızların tabiatı daha farklıdır. 
Güneş iki kısımdan oluşmaktadır. 
Birinci kısım ışıksız ana gövde 
ikinci ise gövdeyi kaplayan ısı ve ışık vermesini sağlayan kısımdır ki biz buna güneş diyoruz. 
Güneşin katlanıp dürülmesi ve haliyle kararması ikinci kısım olan ısı ve ışık kısmıdır.(Allahu alem)
Güneş tutulmasında da üst taraftaki güneş kısmının arka tarafa geçmesidir. Güneşin ana kısmı karanlıktır.
Daha sonra kararan güneş ve haliyle ay beraberce batıdan doğacaklardır. (Kurtubî, XIX/96-97.)
Daha sonra ki aşamada ise Güneş ve Ay birleştirilecektir. 
“Ay tutulduğu, Güneş ve ay (bir araya) toplandıkları zaman”(Kıyame 9-10) ayetinde geçtiği gibi îbn Mesûd (ra) güneşle ayın bizzat maddî kütlelerinin birleşeceği, anlamını vermiştir. (İbnu’l-Cevzî, VIII/419) 
Bu birleşmeden anlıyoruz ki ne Güneş ne de Ay küre bir cisim değillerdir… Büyüklükleri aynıdır.
Ay bir nevi pil gibi Güneşi görerek şarj olmakta ve kendi ışığını yansıtmaktadır. Güneş söndüğü durumda Ay da şarj olamayacaktır haliyle tutulma gibi kararacaktır.

🌠Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde; 
Kur’an-ı Kerîm’de onların söndürülmelerinden ve kararıp dökülmelerinden söz edilmektedir. 
Bunun için de “inkidâr” ve benzeri fiiller kullanılmaktadır. Bu da onların bizatihi ateş olmaları dolayısıyladır ve burada yıldızların sönüp kararmaları ve sonra da parçalanıp dağılmaları söz konusudur.(Mürselat 8) 
Genellikle müfessirler bu âyetlerin açıklamasında, yıldızların kararmasından değil de sâdece parçalanıp dağılmalarından ve dökülmelerinden söz ettiler. (Taberî, XXX/42; İbn Kuteybe, 516; Zemahşerî, VI/211-212; F. Râzî, XXXI/67; Neysabû-rî, XXIX/32 Kurtubî, XIX/228.)
“inkidâr ” fiili arapçada, hızlanma anlamına da gelmektedir. 
Yani yıldızların dönüş hızlarının artması. 
“O gün gök sallanıp çalkalanır” (Tur 9) Ayetteki “mevr ” fiiline Mücâhid, Taberî, Dahhak dönme anlamını vermişlerdir. (Taberî, XXVII/I3) Biz bu anlayıştan hareket edersek zaten bir dönüş hareketi içerisinde olan göğün bu hareketinde daha da hızlanacağını ve yıldızların döküleceğini söyleyebiliriz. 
Sözde bilimin dünya ya benzer gördüğü Mars, Venüs, Satürn, Merkür ve Jüpiter tüm bu gökcisimleri, gezegen değil gezen yıldızlardır. 
Ve gezen yıldızlarda yeryüzüne dökülecektir.
Yıldız haritasına baktığımızda binlerce yıldır yıldızlar takım halinde aynı yerlerinde durmaktadırlar. Galaksiler yoktur, evren genişlememektedir. 
Yıldızlar ne dünyadan uzaklaşmakta ne yakınlaşmaktadırlar. 
Yıldızlarda oluşum, ölüm gibi haller yoktur. Bunlar tamamıyla mason bilimin uydurmalarıdır. Süpernovalar, cüce yıldızlar, karadelikler tüm bunlar uydurma varsayım teori ve kuramlardır. 
Yıldızlar dökülebilir bir yapıda olduğuna göre birinci semada asılı vaziyette durmaktadırlar. Yani yıldızlar yerlerinden oynamamaktadır. Ancak göğün sallanması ve feleklerin dönüşünün hızlanması bu durumu bozmuş ve yıldızların dökülmesini sağlamıştır. Peki yıldızlar nereye dökülmektedir. 
Tabii ki yere. 
Yani yıldızlar yerden yukarıdadır. Yer ise yıldızların dökülebileceği bir şekildedir. Mason bilimin evrende bir zerre büyüklüğünde gösterdiği dünyaya güneşten kat kat büyük yıldızların dökülebileceği düşünülebilirmi?
Yani dünyamız ne küredir ne de evrende bir zerredir. 
Ki evren diye bir mekanda yoktur.

🗻Dağlar yürütüldüğünde,
O gün yeryüzü ve dağlar sallanıp sarsılır. Dağlar akıp saçılan bir kum yığınına döner”(Müzzemmil 14) 
Yani kıyamet günü yeryüzünde depremler, sarsıntılar zelzeleler olacaktır. 
Dağları yerinden koparıp yürüten güç, tabiatiyle onları bir bütün olarak yerde sürüklemiyecek aksine onları Kurtubînin de işaret ettiği gibi havada sürükleyip götürecektir.
[Kurtubî, XIX/228.] 
Dağlar ufalanmış kum ve toz bulutlan hâline gelecekler ve yerde de onlara âit kum ve toz tepecikleri (ıküsâb) oluşacaktır. 
Savrulan kum veya toz yığını yahut bir toz bulutu hâline gelen dağların Kur’an’da bu tasvirleri yapılırken; onların atılmış renkli yün yığınları gibi olacağı, belirtilir.(Kâria, 5; Meâric, 9) 
Daha sonra “O, böylece dağların yerini dümdüz (ve hayattan arınmış olarak) bomboş bırakacaktır.”(Taha 106) ayetinde belirtildiği üzere dağlar, yeryüzeyinde bir toz ve kum yığıntısı olarak bırakılmayıp yüzey tamamen düzlenecektir. Küre düzlük bir alan değildir. Kürede eğim vardır. 
Yani yeryüzü küre değildir düzdür. 
Dağlar yeryüzünde sabittir. (Mürselat 27-Enbiya 31) 
Kıyamet saatinde yerlerinden oynayacaklardır. 
Yani dünyamız dönmemektedir. Yeryüzü sabittir. Dingindir.

☁Bulutlar yağmursuz başıboş bırakıldığında;
Çoğunlukla ayet gebe develer, kendi başına terkedildiği zaman olarak okunmuştur. 
Ancak ayette geçen el ışâru yüklü deve manasındadır. 
Araplar bulutu gebe dişiye benzetirler. Yani içinde bulunanın alıkonulduğu bulut demektir ki; bu da sudur ve böyle bir bulutun yağmur yağması önlenir. 
(Bak. Kurtubî, XIX/229; Neysabûrî, XXX/33.)
Kıyamet saatinde bulutların yağmursuz kalacağından bahsedilir. 
Artık bulutları bir yerden yere sevkeden rüzgarlar yoktur. 
Bulutlar başı boş haldedir. 
Biz buradan bulutların yağışının bir sünnete bağlandığını anlıyoruz. 
Yani bulut ancak Yüce Allah’ın emrettiği yerlere sürüklenir ve yağdırılır. 
Bulutların yağması Allahın dilemesi iledir.

Osman ATIF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here