Teknoloji ve Bilim Aynı Şey midir.!

Günümüzde çoğu kişi, bu iki kavram arsında çelişkiye düşmektedir, her ne kadar arasında çok yakın bir ilişki olsa da aynı şey değildir şöyle ki;

Bilim, doğaya dair olasılıkları düşünme sanatıdır.
Teknoloji ise, insan yapısı materyalleri işleterek olayları açıklama ve sonuca gitme aracıdır. Dolayısı ile bu iki kavram birleştirildiğinde, bilimin tahmin ettiği olasılıkların doğruluğu ya da yanlışlığı, teknolojik imkanlar ile ispat edilir. Bilim tek başına bu ayrımı yapamaz. Bilim olayların nasıl meydana geldiğini araştırma yaparken teknolojik araçları kullanmak zorundadır.

Bilim gözlemlenebilir fiziksel kanıtlara dayanarak, dünya ve evrene dair doğal sistemlerin nasıl çalıştığını anlamayı hedefler. Mesela volkanik patlamalar bir doğa olayıdır, BİLİM bu fenomeni fikir, düşünce ya da olasılıklarla bir temele oturtup açıklamayı bir yöntem olarak kabul edebiliyorken. TEKNOLOJİ ise son noktayı koyar…!👊 diğer taraftan BİLİM kavramının yanında İLİM kavramından da söz etmemiz gerek. Bazı makalelerde kısaca konu şöyle işlenmiştir.

“Bilim ve dinin çatışmasında insanlar, kimi zaman kelimeleri de kamplara böle bilmektedirler. Bu bağlamda, “ilim” sözcüğü dini referanslı kaynaklarda, “bilim” sözcüğü ise daha seküler metinlerde karşımıza çıkmaktadır. Halbuki sözcüklerin etimolojik kökenlerine bakmak, bu kamplaşmanın mantıklı, makul veya gerekli olup olmadığını anlamamıza yardımcı olacaktır.”…

”Her şeyden önce belirtmeliyiz ki, din-ilim tenakuzunu iddia eden kişilerin bahsini ettiği şey, ‘ilim’ değil, ‘bilim’dir… İlim, ‘aydınlık’ kokan ‘din’ kokan bir kelimedir; hakikat soluyan ve kişiyi Sırat-ı Müstakîm’e götüren bir ışık kaynağı, bir gerçekler manzumesidir. ‘Bilim’ denilen şey ise, kendisine biçilen elbise, yüklenen fonksiyon ve kazandırılan manâ ile karanlıklar, kaos ve kara delikler manzumesidir.

İLİM, bizde doğup büyümüş, aslını ve çekirdeğini bizden almışken, BİLİM rasyonalizmiyle, pozitivizmiyle batının mahsulüdür. Bu bilim, hakikatı ve bütün hakikatlerin kaynağı olan mukaddesleri mutlak İNKARLA işe başlar ve hatalar, yanlışlar, ihtimaller üzerinde gide gide güya doğruya varmaya çalışır.

Oysa, elde bütün yanlışların vurulacağı, bütün gerçek dışıların tartılacağı bir hakikat olmadan, doğruya nasıl varılabilir? Her şeyi değişir gören bilim, bir ‘Değişmez’in varlığını kabul etmeden, değişmeler ve değişenler üzerinde nasıl çalışabilir? Değişmez kaideler ve sabit hakikatler olmadan deneyin, tecrübenin ve gözlemin halledeceği hiçbir şey yoktur. Bu yolla insanların dünyasını aydınlatmak mümkün değildir.
Selametle…

Abdurrahman Toraman

05 Eylül 2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here