MÖ 4000-2350 yıllarında yaşamış olan ve bulunan yazıt ve metinlerinde refah düzeyi yüksek ve bilimsel araştırmalara önem veren bir kavim olduğu ortaya çıkmıştır. 
Sümerlerin tapınakların en üst katını ayırdıkları rasathanelerle yıldızlara ilişkin yaptıkları çalışmalar astronomi biliminin temelini oluşturmuştur. Güneş ve ay tutulmalarını saptayabilmişler. Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter’in hareketlerini takip edip kayıt altına almışlardır. Günümüzde popüler olan burçlar da yine Sümerler tarafından ortaya çıkarılmış ve günümüze ulaşmıştır.
Alan, hacim, uzunluk ve ağırlık ölçülerini kullanan Sümerler; sütun, kubbe ve kemer yapılarını bulan ve bunları mimarilerinde kullanan uygarlıktır. Kabartmacılık, oymacılık, kuyumculuk zanaatları gelişmiş, çanak çömlek yapmışlar ve madenleri işlemişlerdir.

Sümerlere göre Dünya, tonoz yani yarı silindir kubbe şeklinde katı bir yüzeyle üstte ve altta çevrilmiş geniş alandan oluşan düz bir disktir. Sadece bu tonozun üzerinde bulunan cennet gibi katı olduğu düşünülen şeyin hala belirsiz olduğu; Cennet ve dünya arasında lil diye adlandırdıkları bir maddeyi tanıdılar, Yaklaşık anlamı “rüzgar, hava, nefes, ruh” olan bir kelime; en önemli özellikleri hareket ve genişleme gibi gözüküyor ve bu nedenle kabaca “atmosferimize” karşılık geliyor. Güneş, ay, gezegenler ve yıldızlar atmosferle aynı şeylerden yapıldı, ama buna ek olarak, parlaklık kalitesiyle. “Cennetin yeryüzünü” her taraftan çevreleyen yanı sıra üst ve alt, evrenin bir şekilde sabit ve taşınmaz kaldığı sınırsız denizdi.

Sümerler, dünya yüzeyindeki okyanusların, dünyanın derinliklerindeki en geniş bölmelerde bulunan gizli ve dip denizlerle paralellik gösterdiğine inanıyorlardı

Sümerlerde dünyanın şeklinin açıklaması şu şekildedir.
Primordial Deniz ( Nammu ) Evrendir: Yaratılmamış, ebedi ve sonsuzdur, ortaya çıkacak olan her şeyin yaratıcılığını içine alan ilkel amniyotik sıvıdır. 

Sky=Gökyüzü ( An ), Güneş Sisteminin üzerindeki Yıldızlı Gökyüzüdür. 

Air=Hava (Enlil) Yeryüzü ile gökyüzü arasındaki atmosferdir.

Earth=Dünya ( Ki ), düz ve daireseldir ve etrafı Okyanus ( Abzu ) ile çevrilidir.

Netherworld=Cehennem (Kur – ölülerin gömülü höyüğüdür) yerin altındadır

Sümerlerde En “Rab” demekti.

Sümer mitolojisine göre insanın yaradılışı ve evrenin yaradılışı aşama aşamadır. 
1-İlk olarak su vardır,
2-Namnu yeri ve göğü yaratır. Ancak ikisi birleşik durumdadır.
3-Sonra göğü (Anu-Göğün Rabbi) hava (enlil-Rüzgarın Rabbi) ile yerden (Enki-Yerin Rabbi) ayırır. 
4-Yerin (Enki) etrafı tuzlu su (abzu) ile çevrili kalır. 
5-Yerin altı (Anunnaki-Yer altının Rabbi) cehennem (kur) yani ölüm diyarıdır.

İnsan tanrılara hizmet edilmesi için yaratılmıştır. Yerin tanrısı Enki’nin isteği üzerine insan, Nammu tarafından dünyaya gönderilmiştir.

Görüldüğü gibi vahiy kaynaklı kozmoloji bir takım rabler ve tanrılar edinerek yine boyut değiştirmiştir. Tüm gök cisimlerini yöneten tanrıların olduğuna inanan ve tüm atmosferik hareketleri tanrıların savaşları gibi inanan Sümer kavmi Allah’a şirk koşmuşlardır.

Osman ATIF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here