Bütün cisimler ısınınca genleşir, soğuyunca büzüşür, yani hacmi azalır. Bu kainatta cari değişmez bir fizik kuralıdır. Bu fizik kuralına göre, suyun da soğuyunca büzüşmesi, yani hacminin daralması gerekir. Bu taktirde de, donan suyun, yani buzun daha yoğun olması sebebiyle de suda yüzmeyip dibe çökmesi gerekirdi.
Yaşadığımız yeryüzünün soğuk bölgelerinde bulunan denizlerde göllerde ve nehirlerde, yüzeyde donarak meydana gelen buz katmanları dibe batacaktı. Dibe çöken buz katmanları güneş ışığı alamayacağından eriyemeyecekti. Böylece yıllar süren birikimlerle her tarafı buzlar kaplayacak ve gezegenimizdeki tüm su rezervleri donmuş olacak, buzullar devri başlayacaktı.

Bilimsel formülü ‘H2O’ olan su, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluşmaktadır. Bu iki hidrojen atomu, oksijen atomu ile birleştiklerinde, kendi aralarında 105 derecelik bir açı meydana getirirler. İşte, su hidrojen atomlarının dipol bağlantıları nedeni ile sıfır derecede donar artı 100 derecede gaz haline geçer. Donunca hacmi daralmaz, genişler, yani yoğunluğu azalır; böylece suda dibe çökmeyip yüzer.

Su dolu bir şişeyi buzluğa koyup dondurduğumuzda şişenin çatladığını görürüz. Neden, çünkü su donunca hacmi (saf suda) % 9 oranında artar, su olarak sığdığı şişeye buz olarak sığmaz ve şişeyi çatlatır. Bütün elementlerin aksine, kainatta geçerli “soğuyan cisimler büzüşür” fizik kuralına tek istisna olarak, sadece suyun soğuduğunda hacminin büzüşmeyip genişlemesi, yukarıda açıkladığımız hayati sakıncaları ortadan kaldırmak için alınmış bir tedbir değil midir? Bu genel fizik kuralı, suyu tabiatın genel düzeni açısından sakıncalı hale getirince, tek istisna olarak hemen devre dışı kalıyor ve tam tersi bir kural devreye sokuluyor.

Suyu terkip eden hidrojen atomları arasındaki açıya yapılan ufak bir müdahale ile genel geçerli fizik kuralına aykırı olarak, suyun soğuduğunda hacminin genişlemesinin sağlanması eğer, dünyamızı bizim için yaşanır hale getiren, aksi halde yaşanır olmaktan çıkaracak fonksiyonellikte bir müdahale ise, böyle bir müdahale, bu iki zıt durumu ve neticeyi bilme, görme ve gerekli tedbiri alarak dünyanın yaşanır olmasını isteme değil midir? Demek ki, fizik kuralı dediğimiz şey yeknesak bir irade tecellisidir…
demek ki,fizik kurallarının da istisnası var…suyun neden böyle davrandığını doğru dürüst açıklayamıyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here