(Artık İslamın terbiyesiyle Uyanınız..!)
Tarikatçılık bir dindir, Kominizim bir dindir, Laiklik bir dindir. Demokrasi bir dindir. Şimdilerde “Yeni Dünya Düzeni” adında insanlara empoze edilmeye çalışılan sistemde bir dindir. Ve hepsi de İlahi olmayan, beşeri dinler olup temelinde Tevhid inancını yıkmak üzere bina edilmiş sistemlerdir. İslam dinini yok etmek ve onun koyduğu sınırlara tecavüz etmek için vardır ki, ona uyan ve tabi olan her kimse “KABALA” büyüsünün de etkisiyle şirke batmıştır, zarar ve ziyana uğramış kimselerdir. Yazımın sonunda sistemlerden tarikat ve kabaladan neden bahsettiğimi ve bundan daha vahim bir konuya değineceğim.
“Onlara (müşriklere) Allah’ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar, “hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler? (Bakara, 170)
Tarikatçılığın temel unsuru aslen uzun yıllar öncesine dayanan, kabala büyü kitabının pagan dini öğretisinin bir koludur. Asırlardır çok gizli faaliyet sürdüren ve fakat toplumu etkisi altına almış büyük bir organizasyondur. Kabala “insan zihninin” en kötü sapmalarından biri olarak bilinir ve doğrudur. Kabala ve tabileri binlerce yıldır insan zihnini Tevhid dininden uzaklaştırmak için tüm büyü ve sihir ritüellerini kullanır. Yahudilik, Tevratın Hz.Musa’ya vahye-dilmesi ile doğmuş İlahi bir dindir. Bu dinin içinde, İlahi vahyin kesin olarak yasakladığı büyücülüğü benimseyen Kabala adlı bir öğretiden bahsedilir. Bu durum Kabalanın Yahudiliğe sonrada girdiğini ve Tevrat’tan da önce var olan, PAGAN (putperest) bir inanışın dinidir. ”Hedefi şeytana ibadet ettirmedir.” Bugün bayraktarlığını masonik localar yapmaktadır. Kabala’yı din edinen masonlar inançları gereği büyü ile de ilgilenmektedirler, ancak üst dereceli masonların katılabildiği büyü ayinleri vardır. Kısaca bazı kaynaklardan şöyle aktarılmıştır;
“Masonluğun geniş manadaki büyücülükle bir yakınlığı vardır.” (Tarihte ve Günümüzde Masonluk- Paul Naudon, sf.186) Çırak- Kalfa- Usta isimli mason yayınında, masonik yemin töreni şöyle anlatılır:
“Tören üç kısımdan oluşur: YAKARMA – SÖZ VERME – LANETLEME

YAKARMA: Masonik ilahlara ve şeytani kuvvetlere, yemin garantisi olarak çağırıda bulunulur.
SÖZ VERME: şeytana verilen yeminin konusudur.
LANETLEME: Yeminin tutulmaması halinde uygulanacak ölüm cezasıdır.” (Çırak, Kalfa, Usta, sf.40)

Masonluğun bilinen sembollerinin haricinde, sadece büyü törenlerine özgü tütsü, “CAM KÜRE” gibi malzemeler toplantının dekorunda yer alır. Masa-nın üzerine bir keçi kafatası konur. 7 kollu şamdanın 7 mumu yakıldıktan sonra seans başlar. Kabala’daki sözde büyülü kelimeler dakikalarca tekrarlanır. Tören sırasında kimse konuşmaz, birbirine bakmaz dikkat dağıtacak en ufak bir hareket yapılmaz.
Bu ayinler masonların dış dünyadan en çok gizlemeye çalıştıkları sırlarından birisidir. Düşük dereceli masonlardan hiçbirisinin bu ayinlerden haberi olmaz. Şeytana tapınma ayinlerinin bir masona açıklanması için, masonların deyimiyle masonik ilkelerle iyice yoğrulmuş olması gerekir. Ancak (sözde) yeterli “olgunluğa” geldiğinde kendisine bu sır verilir.

Kuran’da Hz. Musa’nın Firavun’un emrinde çalışan büyücülerle olan mücadelesi, bozguncular ve sapkın Kabalistler için bir ibrettir.

Yüce Rabbimiz Kuran’da, Hz. Musa’nın büyücülükle uğraşanları şöyle uyardığını bildirmiştir:
“Onlarda atacaklarını atınca, Musa dedi ki: ‘Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz sihir ve büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah, bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez.” (Yunus Suresi, 81)

Evet, okumaktan vazgeçmeyesiniz diye konuyu kısa tutmak isterim. Açıkçası İslam öncesinde de yaygın olan bu farklı çeşitlilikteki pagan dini mensupları, Din adı altında hicri ikinci asırdan itibaren güçlenmeye başlamış ve içine İslami bir takım argümanları da katılarak Tarikat- Tasavvuf vb. isimler adı altında ortaya çıkmıştır. Allah’a ulaşmak için tutulmuş bir yol ve bu yolda tabi olunması gereken üstün meziyetlere sahip (Uçan, Üfleyen, Gören) bir “şeyhin” öncülüğünde gerçekleşmeliydi. Şeyh tarafından bir takım kurallar öğretiler ve töreler icat edilip toplum bu oluşuma davet edilecek. “Parola ise Allah’a giden yol”.

Evet, İslam öncesine ait olan bu pagan dini, kuzu postuna bürünerek tarikatlar adı altında bu güne dek ulaşmış ve amacından hiç bir zaman şaşmamıştır. Günümüzde çok büyük kitleler halem bu dinin mensubu olmaya devam etmektedir. Ayrıca ana doluda yaygın olan fakat İslam da olmayan paganizme ait kültürel inanışlar halem vardır. Bunlardan bazıları nazar boncukları, dilek ağaçlarına bez parçaları bağlamak, ölen kişinin anısına yemek dağıtmak, kurşun dökmek gibi kültürel öğeler İslam’a mal edilen şamanik pagan dinine ait inanışlardır.

20 yüzyıla gelindiğinde, dünya çapında bilim ve teknolojik yenilikler hayatın her alanına hızlı bir şekilde girdi. Sağlık, ulaşım, iletişim, tarım, sanayi ve daha birçok alanda teknolojinin yaygın bir şekilde kullanılması sosyal ve toplumsal değişimleri de beraberinde getirdi. Böylece faydalı yönleri yanında önemli bir olay daha zuhur etmeye başladı. “YENİ BİR TARİKAT” yağmurdan kaçarken doluya tutulmak bu olsa gerek… Dini prensiplerden yoksun nefse hoş gelen albenisi olan “Modern Yaşam Koşulları” sebepleri malumunuz, halkın şehirlere göçe zorlanması suretiyle, güçlü aile ve akraba bağları da koparılmış oldu. Bu durumda toplumun aşiret bağları akrabalık ilişkileri sonlandırılıp, kapı komşusunu tanımayan, zayıf, kolay yönetilir ve sindirilebilir bir toplum oluşturuldu. Sözde özgürlük adı altında ferdi yaşam koşulları sevdirildi süslü gösterildi. Tv, sinema ve diziler ile batı tarzı bir aile yapısı örnek alındı. Gençler yaptığı her işte ahlaki bir sınır tanımaz, çevresinde kendisini kınayacak “ar” duyacak bir dayısı bir emmisi ya da bir köylüsünü göremez oldu. Gelişen teknolojik olanaklar, cep tel, internet kullanım gibi toplum faydasına olabilecek imkânlar, toplumun büyük bir bölümünde gizli dostluklar ve şehveti tatmin aracı olarak kullanılmaya başlandı. Sokalar da edepsizlik hâkim oldu. Oğul babaya saygısız, baba ailesine sorumsuz, kadın eşine itaatsiz, kız eloğluna ya da davulcuya hazzeder oldu vs. Toplum dini ve kültürel değerlerden uzaklaştırıldı. İşte bunu da fırsata dönüştürmek isteyen güçler, “Yeni Dünya Düzeni” adı altında tüm dünyayı bir noktadan yönetmek ve kendilerine yeterli olabilecek sayıdaki kölelerin dışındaki insanları, onların gözüne baka baka nüfus planlaması yoluna gitti. Genetiği değiştirilmiş gdo’lu ürünler piyasaya sürüp mekanik, ruhsuz genetiği değişmiş bir insan nesli oluşturma çabasına girdiler….

Sonuç olarak; Çok önemli bir konuya değinerek noktalıyorum. Uyanın artık uyanın.! Gelinen nokta, gidişat hiç iyi değil. Devir değişti, toplumu kontrol altında tutmak konusunda, Firavun-i sistem in “Şeyhlere, Tarikatlara ve hatta devletçiklere bir ihtiyacı kalmadı artık.” Bunları anlatmaktan yorulduk. Kendi kendinize gelin güvey olmayın. Yaşamınız artık küçük bir elit grubun kontrolüne girmek üzere. Telefon internet gibi kullanmakta olduğunuz cihazların, veri sinyal dataları nasıl onların kontrolünde ve hack’lenebiyorsa, SIRA “beyninizin hack’lenmesinde” Nano big data teknolojisi vesaire yöntemler ile, BEYİN SİNYALLERİNİZ’in kontrolü de artık onların eline geçmek üzere, “Varsa Onu Koruyun Artık” Nanoteknoloji sayesinde sizleri oturdukları yerden beyin verilerinizi kontrol edip, neyi nasıl düşünüp, neye karar vermemiz gerektiğine artık onlar karar verecek. Bunu basite almayın, İnsanlığınızı koruyun artık, aslınıza dönün, Bilim Tapıcılarının “Modern Çağdaş Köleleri Olmayın..”
”Hatırla ki, kâfirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarlarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah tuzak kuranların en iyisidir.” Enfal/30

“Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır. Ali İmran/54

“Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” Ali İmran/139

Unutmayın! Allah’a kul olmayan, şeytana kul olur. Kur’an ve sünnete tabi olmazsak, günümüzde bilimi ve teknolojiyi bir sihir ve silah aracı olarak kullanan, Deccal in uşağı oluruz. Vesselam

Abdurrahman TORAMAN 07.09.2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here