Ayet hakkında bazı müfessir ve kimseler, filozofların ve bilimin, dünyanın küre olduğu teorisine Kur’an’ı uydurabilmek için dahaye kelimesinin deve kuşu yumurtası anlamına geldiğini ve bu kelimenin dünyanın küre şeklinde olduğunu ifade ettiğini söylemişlerdir. 
Arap dilinde böyle bir anlam kesinlikle yoktur. (http://www.baheth.net/all.jsp). Bilakis, Arap lügatinde, udhiye kelimesi; deve kuşu yumurtasının kendisi değil, yumurtanın yayılmış yeri anlamına gelmektedir.

Fotoğraf açıklaması yok.

Fahreddin Razi tefsirinde ayeti şu şekilde açıklar:
dehahe “onu yaydı” anlamındadır. 
Nitekim, Zeyd Ibn Amr Ibn Nufeyi şöyle demiştir: 
“Onu yaydı… Onun su yüzünde dümdüz olduğunu görünce de, onun üzerine (kazıklar misali) dağlar çaktı…”

Görüntünün olası içeriği: açık hava

Dil alimleri şunu söylemiştir: 
Bu kelime hakkında iki kullanış biçimi vardır: 
Bu tıpkı ifadelerinde olduğu gibidir. 
Hz. Ali (r.a)´nin bir sözünde (naklinde) de şöyle varid olmuştur. 
“Allahım, ey yayılmış olanların yayıcısı…” 
“Ey, yayılmış olan yedikat yeri yayan Allah´ım…”

Yine, bu kelimenin aslının, bir şeyi bir yerden başka yere taşımak anlamında olduğu, çocuğun, küreyi (topu) yerin yüzüne atıp yuvarladığı zaman kullanılan ifadesinin de bu anlamda olduğu söylenmiştir.

Yine ifadesi vardır ki, bu, deve kuşunun yuvasıdır; yani onun serip döşediği, taşlarını temizlediği böylece de onun için döşek vazifesi gören yer,. 
Bu da, yer kelimesinin manasının, izale etme ve hazırlama manalarına varıp dayandığına delalet eder.

(http://www.kalb-iselim.net/kutuphane/tefsirweb/)

Görüntünün olası içeriği: gece

Selefin ayetle ilgili açıklamaları ise aşağıdaki gibidir:

Taberi, İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet ediyor:
“Kâ’be, dünya yaratılmadan iki bin sene önce su üzerinde dört direk üzerine kuruldu. Sonra yeryüzü Kâ’benin altından yayıldı”
[Hasen mevkuf. Taberi (3/61, 24/208) Ebu’ş-Şeyh el-Azamet (4/1381)]

Taberi, Abdullah b. Amr radıyallahu anhuma’dan rivayet ediyor:
“Allah Kâ’beyi yeryüzünü yaratmadan iki bin sene önce yarattı, dünyayı da oradan yaydı”
[Hasen mevkuf. Taberi (24/208) Beyhaki Şuab (3/431) İbn İshak es-Siyra (1/27)]

Katade rahimehullah dedi ki:
“Bundan sonra da yeryüzünü yaydı” dehâhâ; yayıp sermek demektir.
[Sahih maktu. Taberi (24/210)]

Katade rahimehullah diğer rivayette şöyle demiştir:
“Bana ulaştığına göre dünya Mekke’den yayılmıştır”
[Sahih maktu. Taberi (11/531) Abdurrazzak Tefsir (2/213)]

Fotoğraf açıklaması yok.

Suyuti, Durru’l-Mensur’da dedi ki: Abd b. Humeyd ve İbn Ebi Hatim İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet ediyorlar:
“Bir adam İbn Abbas’a dedi ki: 
Allah’ın kitabında iki ayet bir birine muhalif” 
İbn Abbas radıyallahu anhuma: 
“Sen bunu ancak görüşünle söylüyorsun, oku bakalım” dedi. 
Adam:
“De ki: “Arzı iki günde yaratan Allah’ı siz mi inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz?” (Fussilet 9) ayetinden 
“Çeşitli rızıklarını arayıp soranlar için tam dört günde takdir etmiş, sonra yaratmak için, gaz halinde bulunan gökyüzüne yönelmiştir” (Fussilet 11) 
ayetine kadar okudu. 
Sonra da “Bundan sonra da yeryüzünü yaydı” (Naziat 30) ayetini okudu. 
İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle cevap verdi:
“Yer, gök yaratılmadan önce yaratıldı. 
Sonra sema yaratıldı, 
sonra yer, sema yaratıldıktan sonra yayıldı. 
“Dehaha” sözü ancak yaymak, sermek demektir.” 
[Durru’l-Mensur (8/412) ]

Osman ATIF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here