50 bin nanorobot bir saç kalınlığı bile değil. https://youtu.be/KYpp8DN5dUA video link:

Osman Atıf hocanın 16 nisan 2020’de paylaştığın

(https://www.facebook.com/duzdunyamiz/videos/163135811629510/ ) canlı bir hücreye nüfuz eden parazit morgellon vürislerini izlemiştik canlı hücreye nüfuz eden mikro cin benzeri dediğimiz görüntü aslında nanorobot teknolojisi ile hazırlanan mikro nanorobotların kontrol edilebilir teknoloji olabileceğini düşünüyorum.

Bir çok yerde araştırdığım bu konunun hakkında negatif bir açıklamaya rastlayamadım genellikle pozitif yönde bir devrim gibi lense edilmektedir.

Örnek olarak kanser ve tümör hücrelerin nasıl yok ettiğine dair çalışmalar var bu nanorobot denilen mikro çip gözle görülemeyecek kadar küçük bir aşının içinde görünmediği birçok yabancı doktorun araştırmalarında görünmektedir.

Diğer tarafta bu bir mekanik sistem çalışma ve güç kaynağını nereden alıyor sorusu akla gelebilir, bununla ilgili araştırmamda mikroskop altında çekilmiş bir videoya rastladım ve tam olarak günümüzde popüler şeklini alan sinyal (mhz veya ghz) dediğimiz sistem 5G baz istasyonu tarzı bir sinyalle bunlar aktif hale geldiğini görmekteyiz.

İşin görünen kısmı insanlık ve Tıp alanında bir devrim niteliği taşıdığını bilimsel dergilerde bol bol açıklamalarda nasıl bir çığır açtıklarını makalelere dökseler bile işin negatif boyutunu anlatmıyorlar.

ETH Zurich ve Technion Israel Institute’un ortak çalışması olan nano-robot vücut sıvısında yüzerek ilerleyebiliyor. İki manyetik nano kablonun bir polimere bağlanması ile üretilen robot kandan daha katı bir sıvıda bile yol alabiliyor. Nano robotun “S” şeklinde hareketler yaparak ilerlemesi için manyetik alan oluşturulması gerekiyor. Bu şekilde her saniyede kendi büyüklüğü kadar yol alabiliyor.

Daha açık olabilmek için öncelikle NANOBOT veya NANOROBOT sistemlerin Açık kaynaklarda araştırmalarımıza bir göz atalım; Nanorobot bilimi, bir nanometre (10−9 metre) veya buna yakın ölçekli parçalar içeren makine veya robot yaratan gelişen bir teknoloji alanıdır. Daha özel bir deyişle, nanorobotics, 0,1-10 mikrometre ölçekli cihazlar ile nanoteknoloji mühendislik disiplini içinde nanorobotlar tasarlama ve inşa etmek ve aynı zamanda nano ölçekler ve moleküler bileşenler üretmektir. Nanobots, nanoids, nanites,nanomachines veya nanomites gibi özel isimlere sahip türkçe anlamları cüce, nanomakina, böcekçik gibi anlamlara gelen bu isimler sürekli olarak araştırma ve geliştirme altında olan bu nanorobotları tanımlamak için kullanılırlar.Nanomakinalar büyük ölçüde araştırma ve geliştirme aşamasında olmasına rağmen bazı ilkel moleküler makineler ve nanomotorlar test edilmiştir. Örneğin, yaklaşık 1,5 nanometre uzunluğundaki bir anahtara sahip bir sensör, bir kimyasal örnekteki özel molekülleri sayma yeteneğine sahiptir. Nanaomakinelerin ilk yararlı uygulamaları tıbbi teknoloji alanında; kanser hücrelerini tespit ve imha için olabilir. Bir diğer potansiyel uygulama alanı ise, ortamdaki zehirli kimyasalları tespit ve konsantrasyonunu ölçme olarak düşünülebilir.

Rice üniversitesi kimyasal yollarla tek moleküllü ve jantları bucky küreleri içeren bir araba geliştirdi. Araba, çevre sıcaklığını kontrol ederek ve taramalı tünelleme mikroskobunu yerleştirerek çalıştırıldı.

Bir başka tanım ise, nanoölçek çözünürlük ile hareket ettirilen veya nanoölçekli nesneler ile etkileşime duyarlı robotlardır. Bu gibi cihazlar için moleküler makinalar tanımı yerine tarama ve araştırma mikroskobisi demek daha uygun olur. Mikroskop tanımı düşünülerek, atomik kuvvet mikroskobu gibi büyük aletler, manipülasyon göstermesi için ayarlandığında bir nanorobotik aygıt gibi düşünülebilir. Bu açıdan bakıldığında, makro ölçekli robotlar veya mikro robotlar, nano ölçek ile doğrulukla hareket edebilen nano robotlar olarak düşünülebilir.

Nanorobot teorisi Richard Feynman’a göre, eski, mezun ettiği öğrencilerinden ve aynı zaman işbirliği yaptığı öğrencisi Albert Hibbs, Feynman’a; Feynman’ın teorik mikro makinelerinin medikal alanda kullanımını önerdi (circa 1959). Hibbs,bir gün bazı tamir makinelerinin çok küçük bir boyuta indirgenebileceğini hatta bu 2makinelerin doktorların bile önüne geçebileceğini belirtmiştir. Bu fikir 1959 da feynman’ın There’s Plenty of Room at he Bottom adlı yayınladığı bir yazısı ile birleştirilmiştir. Nanorobotlar mikroskobik büyüklüklerde olduğu için, mikroskobik ve makroskobik vazifelerde kullanılmaları için birçok sayıda ve birlikte çalıştırılmaları gereklidir. Bu nanorobot kümeleri (replikasyon yapamayanları ve doğal ortamda sınırlanmamış replikasyon yapabilenleri ) çoğu bilimkurgu hikâyelerinde yer alır. Örneğin; Star Trek’teki Borg nanosondaları. Bazı nanorobot taraftarları, daha önceden çoğalmasına yardım ettikleri gri yapışkan senaryolarına tepki olarak, nanorobotların sınırlanmamış fabrika ortamında replikasyon yeteneğine sahip olmalarının sözde üretken nanoteknolojiyi oluşturmada gerekli bir kısım olmadığını ve kendi kendini üretim aşamasının ( repliklasyon ) , geliştirilmiş olsa bile, doğal olarak güvenli olması gerektiğini düşünmüşlerdir. Bu fikirleri ile güncel planlarının serbest üretim repliköterleri için değil moleküler üretimi geliştirmek için yardımcı olduğunu öne sürmüşlerdir. Nanorobotlar hakkındaki en detaylı tartışma aralarında algılama, güç iletişimi, navigasyon, manipülasyon ve yerleşik hesaplama gibi özel tasarım konularını da kapsayan, medikal nanomedicine adı altında Robert Freitas tarafından yapılmıştır. Bu tartışmalardan bazıları inşa etme seviyesinin altında kalarak, detaylı mühendislik seviyesine yükselemez.

Biyoçip – Nanoelektronik, fotolitografi ve yeni biyo malzemelerin ortak kullanılması, cerrahi enstrümantasyon ve ilaç tanı ve dağıtımı gibi yaygın medikal uygulamalarında, medikal uygulamalar ile mümkün bir nanorobot üretimi sağlar.Nanoteknoloji ölçekli bu üretim metodu şu anda elektronik sanayinde kullanımdadır. Bu nedenle tele çalışma ve gelişmiş tıbbi cihazlar açısında, nanorobotlar entegre nanoelektronik aygıtlardan oluşmalıdır.

Nubotlar-Nubot günümüzde nükleik asit robotlarının bir adı olarak kullanılmaktadır. Nubotlar nano ölçekli organik moleküler makinelerdir. Nanomekanik araçlar ile DNA yapısı 2D ve 3D olarak birleştirmeye olanak sağlar.DNA küçük moleküller kullanılarak aktive edilebilen, proteinler ve diğer DNA molekülleri üzerine kurulmuş bir makinedir. DNA maddelerini baz alan biyolojik devre geçitleri, hedeflenmiş sağlık problemleri için ilaç transferine olanak sağlayan moleküler makineler olarak tasarlanmışlardır. Böyle madde dayanaklı sistemler, akıllı biyomadde ilaç teslimat sistemine çok benzer şekilde çalışır.

Yüzey-Bağlantı sistemleri Sentetik moleküler motorların yüzeylerle ilişkisi üzerine birçok rapor geliştirilmiştir. Bu basit nanomakineler makroskopik materyallerin yüzeylerinde sınırlandırıldığında makine gibi harekette bulundukları gözlemlenmiştir. Bu demirlerle sabitlenmiş motorlar nano ölçekli taşıyıcı olarak yüzeydeki materyallerin pozisyonlarında ve hareketinde kullanıldı

Pozisyona bağlı nanobirleşme 2000 yılında Nanofaktöri birliği, Robert Freitas ve Ralph Merkle tarafından 4 ülkede 10 organizasyon içeren araştırma ve geliştirme odaklı kurulmuş bir araştırma acentesidır. Elmas mekanosentezi ve elmasla medikal nanorobotlar yapabilen nano fabrikaları kurmak özellikli hedefidir.

Bakteriler merkezli Bu görüş Escherichia coli gibi mikroorganizmaların kullanımını baz almaktadır. İtici güç için kamçılarını kullanan bir türdür. Biyolojik entegre aletlerin hareketleri elektromanyetik alanlar tarafından kontrol edilir. Nebraska üniversitesinin kimyacıları bakteriler ile silikon bir bilgisayar çipini birleştirerek bir nem ölçer oluşturdular. Açık teknoloji- Amerika Birleşik Devletleri Genel Birliği nanobiyoteknoloji için açık teknoloji görüşünü öne sürdü. UN’ye sunulan bu görüş; bilgisayar sistemlerinin gelişiminin açık kaynaklar yoluyla olduğunu ve aynı yaklaşımın nanorobotlar için de sergilenmesiyle, bu teknolojinin topluma yararının artacağı yönündeydi.

Bu teknoloji yeni insan mirasları olarak bırakılabilir ve barışçıl amaçlar uğruna kullanılabilir. Açık teknoloji bu amaç uğrunda bir anahtar konumundadır.

Nanorobot yarışı – Teknolojinin gelişmesiyle uzay ve nükleer silah alanında yarışlar ortaya çıkmıştır. Aynı durum nanorobotlar için de söz konusudur. Nanorobotların günümüz teknolojisine dahil edilmesi konusunda birçok haklı neden vardır. General Electric, Hawlett-Packard, Northrop Grumman ve Siemens gibi şirketler son zamanlarda nanorobotların araştırılması ve geliştirilmesi konusunda çalışan büyük şirketlerden bazılarıdır.Cerrahlar ise medikal ameliyatlar için nanorobotları kullanma yolları aramaktadırlar. Araştırma enstitüleri ve üniversiteler 2 milyar doları bulan geniş kaynaklı bütçeler ile nanocihazların medikal alanda kullanımına olanak sağlayacak yollar aramaktadırlar. Bankerler ise ticaret açısından bu konuya önem vermektedirler. Nanorobotlar üzerine birçok patent günümüzde sahibini bulmuştur. Radyonun icadı ile başlayan teknolojik gelişmelerde görülen tekelleşme, nanorobotlar ile de son zamanlarda gündeme gelmiştir. Nanorobotiğin tıptaki potansiyel uygulamaları; kanser için erken teşhis ve hedeflenmiş ilaç teslimi, biyomedikal aletler, ameliyat, diyabet için farmakokinetik gözetim ve sağlık hizmetleridir.

Bazı planlarda, ileri medikal nanoteknolojinin hastaya özel olarak kullanılan ve hücresel seviyede çalışan nanorobotlar çalıştıracağı beklenmektedir. Tıpta kullanılması düşünülen bu robotlar, kendini yenileyemez olmalıdır çünkü yenileme işlemi gereksizce araç karmaşıklığını artırmakta, güveni azaltmakta ve tıp misyonuyla çatışmaktadır.

Nanoteknoloji, isteğe uyarlanmış çözümler geliştirmede geniş bir skalada yeni teknolojiler sağlamaktadır. Günümüzde, kemoterapi gibi zararlı yan etkileri olan tedavilerin hastaya zarar vermesinin asıl sebebi ilaç teslimatı metodlarının istenen hedef hücrelerin kesin ve doğru bir şekilde yerini saptayamamasıdır. Harvard Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsündeki araştırmacılar, yaklaşık 10 nm çapına sahip özel RNA ipliklerine ulaşabilmişlerdir ve nano parçacıklarını kemoterapi ilacıyla doldurmuşlardır. Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker. Bir nano parçacık bir kanser hücresiyle karşılaştığında ona yapışır ve ilacı kanser hücresine yayar. Bu yöntem, kemoterapinin zararlarından kaçınmada oldukça etkilidir.

Nanorobotların bir başka önemli uygulaması ise, beyaz kan hücrelerinin ve doku hücrelerinin tamirine yardım etmesidir. Beyaz kan hücrelerinin etkilenmiş alana doğru güçlendirilmesi dokuların yaralanmaya karşı verdiği ilk tepkidir. Küçük yapılarından dolayı nanorobotlar kendilerini güçlendirilen beyaz hücrelerin yüzeyine bağlayabilir ve burada onarma işlemine yardım edebilirler. Bazı maddelerin iyileşme sürecini hızlandırma özelliği vardır.

Bunun arkasında yatan bilim oldukça komplekstir. Kan endoteline hücre geçidi, transmigrasyon, hücre yüzeyi reseptörleriyle adhezyon molekülleri arasındaki ilişkiyi içeren bir mekanizmadır. Robotlar kendilerini göç eden iltihaplı hücrelere bağlayarak, kompleks bir transmigrasyon ihtiyacını ortadan kaldırabilirler.

Bu konudaki tedavi yöntemlerinde diğer bir yaklaşım ise, kimyasal sensörler olabilir. Bu sensörlerle, nanorobotlar birincil ve metastatik fazlarda farklı E-kaderin ve beta-katenin seviyelerini saptamak üzere programlanabilirler. Bu sayede sağlıklı hücrelerin zarar görmesi büyük bir ölçüde önlenmiş olur. İntrakraniyal hastalıklarda erken tanı, tedavi için hayati önem taşımaktadır. Birçok vaka bu konudaki yetersizlik nedeniyle ölümle veya kalıcı hasarla sonuçlanmaktadır.

Nanorobotların boyutsal avantajları da göz önüne alındığında bu konuda birçok hastalıkta erken tanı için büyük avantaj sağlaması kesin gözüyle bakılmaktadır. Mevcut yöntemlerin yanı sıra, zararlı intrakraniyal damar gelişimini tanımlayıp müdahele edebilecek donanımda mimari dizayn ve teknik özelliklere sahip nanorobotlar, beyin tedavileri ve nörodejeneratif problemlerde kullanılabilir.

Diyabet kontrolü – Diyabet yani şeker hastaları gün içerisinde birçok kez kandaki glikoz oranını ölçmek zorundadır. Özellikle tansiyon sorunu da olan hastalarda komplikasyonlar çok hızlı gelişebilir. Kan içinde dolaşan robotlar sayesinde, acısız ve ağrısız bir şekilde kan glikoz oranının sürekli takibi yapılabilecek. Mevcut ölçüm teknikleri, vücudun bir bölgesinden alınan kanla yapılan sonuçlara dayanmaktadır fakat robotik yapılar vücudun bütün bölgesinde olduğu için daha kesin sonuç elde edilebilecektir. Bu sayede gerekli ilaç dozajı ve zamanı daha kesin olarak belirlenmiş olup daha efektif bir tedavi imkânı sunmaktadır.

Pharmacyte, tıbbi nanorobot bir sistemdir. İnsan vücudundaki belirli hücresel ve hücre içi hedeflere, farmasötik ajanların hassas şekilde taşınması, bu ajanların verilme zamanı ve dojazını ayarlayabilmektedir. Pharmacyte’ler fagositik prosese uğramazlar çünkü bozulmamış eritrositlerin ve beyaz hücrelerin geçişine izin veren asgari canlı insan kılcal çapı, önerilen en büyük Pharmacyte’den daha büyük çaptadır. Pharmacytes, kanser tedavisinde birçok uygulamaya sahip. Örneğin kanser hücrelerinde apoptozun başlatılması, doğrudan kontrolü ve hücre sinyalizasyon süreçleri.

Cerrahi operasyonlar – Her türlü cerrahi operasyon belirli bir oranda risk içermekle birlikte, söz konusu kalp gibi hayati bir organ olduğu zaman bu oran artmaktadır. Nanorobotlar sayesinde hastanın içi açılmadan müdahale etmek ve ameliyat başarı oranını arttırmak mümkün. Robotik cihazlar cerrahlara insan elinin erişemeyeceği boyutlarda hassasiyet sağlayabilme kapasitesine sahiptir.Cerrahlar, direkt olarak cerrahi aletleri manipüle etmek yerine, bir kumanda merkezi üzerindeki kontrol kollarını hareket ettirmek için parmaklarını kullanarak hasta içindeki daha önceden yerleştirilen minyatür aletleri içeren robot kollarını kontrol edebilir. Kumanda merkezine bağlı olan bir bilgisayar aracılığıyla, cerrahın uzaktan kumanda üzerindeki büyük hareketleri, robotun minyatür hareketlerine dönüştürülür ve bahsi geçen boyutlarda hassasiyet sağlanır.

Nano-robotlar vücuda bırakıldıktan sonra kendi kendine yolunu ve ne yapacağını bulan “akıllı” robotlar değiller.

Vücuda girişleri yapıldıktan sonra hekimin/ kullanıcının onları bir teknik uyarınca hedefe yönlendirmesi gerekiyor. 👀

Bu alanda pek çok farklı ülkede çalışmalar hızla sürüyor. Proteinler üzerindeki nano partikülleri manyetik kaplamalarla donatmak ve mıknatıs kuvveti ile vücut içinde yönlendirmek gibi yöntemler deneniyor. Bilim insanları bu süreçte deniztarağına benzer nano yüzücülerle veya midede oluşan gazları yakıt olarak kullanan mikro motorlar da dahil farklı yöntemleri denediklerini açıkladılar. Ama en önemlisi ilk kez bu yıl, bir nano-robotun, bir canlının vücudunda ilaç taşımayı başardığı rapor edildi. Bu bize tıp alanında bir devrimin yolda olduğunu söylüyor.

Geçen sene bir çalışmada 2 mhz lazer sinyali ile aktif olduğunu bir laboratuvar ortamında çekilmiş video ile kanıtlanmıştır.

50 bin nanorobot bir saç kalınlığı bile etmeyen Nano robotlar hakkında biraz daha derin bilgiler verelim. Birkaç kişinin gelecekte insanlığın nasıl bir transhumanizm şekli alacak öngürülerine bakalım.

Ray Kurzweil Amerikalı yazar, bilgisayar mühendisi ve mucittir. Optik karakter tanıma ve metinden konuşma sentezi üzerine çalışmalar yapmaktadır. … Ray Kurzweil 2045 yılında insan ve makinelerin birleşeceğine inanmaktadır.

Yuval Noah Harari, İsrailli tarihçi ve yazar. Dünyada çok satanlar listesindeki Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, “Homo Deus – Yarının Kısa Bir tarihi” ve “21. Yüzyıl için 21 ders” kitaplarının yazarıdır. Bir çok platformada eşcinsel bir gay olduğunu açıkça dile getirmektedir.

Google’un en fütürist yöneticisi olarak bilinen Ray Kurzweil, 2030’lu yıllarda beyinlere yerleştirilecek nano-robotların insanları tanrılaştıracağına inanıyor. Gelecek hakkında birçok kehanette bulunan Google’ın mühendislik direktörü Ray Kurzweil, kehanetlerine bir yenisini ekledi. Kurzweil, insanların beyinlerini bilgisayarlara bağlayarak çok daha karmaşık bir yaşam seviyesine özgü duygular ve özellikler kazanacağını belirtti.

İnsan beyninin iki lobdan üç loba çıkması, DNA zincirlerinin iki değil dört olması veya iki tane yerine dört kol-bacağa sahip olmamız gibi değişimlerin bizleri nasıl dönüştüreceğini hafiften hayal edin. Kurzweil, bu tür değişimler yerine gelecekte karşımıza çıkacak en muhtemel dönüşümü ele alarak ‘cyborg-insan olacağımızı’ öne süren isimlerden biri. İnsanların ölümsüzlüğü yenerek Tanrı ile ilişkisini baştan yazacağını, hatta onu ortadan kaldırabileceğini savunan prof. Yuval Noah Harari’ye kıyasla, Kurzweil, Şubat 2014’ye yaptığı açıklamada, ‘makinelerin 2029 yılında insanlardan daha akıllı hale geleceğini’ savunmuştu. Kurzweil, Google’ın sürücüsüz otomobilleri gibi yapay zeka teknolojilerinin başını çektiği sürecin devamında, ‘programlanabilen genlerden hastalıkları ve yaşlılıkları yok edecek’ süper bilgisayarlar geliştirileceğini öne sürmüştü. Kısaca ‘ilk Tanrı’ olarak belireceği tahmin edilen süper (kuantum) bilgisayarlar, insan-Dünya tabanlı Evrensel bilginin toplandığı mega dönüştürücüler olacak. Ancak bu aşamada bilgisayarların insanlara uçma yeteneği ve güzellik kazandırmak yerine

Skynet’e dönüşebileceğini de unutmayalım.

Dipnot : Hatırladıysanız son zamanlarda bazı insanlar kendilerini peygamber, mesih ve mehdi olarak görenlerin aslında bir çeşit komutlarla halisasyonlarla kendilerini kaptırmışlardır. Devam edelim ;

Kurzweil, Haziran 2014’te New York’ta düzenlenen Exponential Finance konferansındaki konuşmasında ise ‘makinelerin 15 yıl içinde duygusal zeka geliştireceğini ve onlarla aşk yaşamaya başlayacağımızı’ öne sürmüştü. ‘Her’ filmini akıllara getiren kehanet, yüz milyonlarca insanın çaresizce çöpçatanlık sitelerinde vakit geçirdiği ele alındığında gerçekleşmesi fazlasıyla yüksek bir olasılık.

İsrailli tarih profesörü Noah Harari gibi geleceği öngörebildiğini söyleyen biride Kurzweil, Ocak 2015’te yaptığı bir konuşmada açıkça insanların ‘bilgisayar beyinli’ olacağını belirtmişti. “Daha komik ve daha seksi olacağız. Duygusal ifadeleri daha iyi ortaya koyabileceğiz” diyen Kurzweil, ‘2030’lu yıllarda beynimizle buluta bağlanabileceğimizi, böylece beyinlere doğrudan e-posta ve fotoğraf gönderebileceğimizi, düşünce ve anılarımızı yedekleyebileceğimizi’ söyledi.

Tüm bunların gerçek olmasını sağlayacak süper teknoloji ise DNA zincirlerinden üretilecek nano-robotlar olacak. Nano-robotlar beynimize bir protez gibi yerleştirilmeyecek, tersine kıvrımlarında yüzecekler. Kurzweil, bu teknoloji sayesinde insanların evrim sürecinde baskın olan ‘biyolojik olmayan düşünce’ boyutuna geçeceğimize inanıyor

Bilgisayarla iç içe geçmenin insan gelişiminde geri dönüşü olmayan bir süreç olduğuna inanan Kurzweil, bilgisayarların bizi sadece daha duygusal ve benzersiz yapacağına değil, aynı zamanda Tanrılaştıracağına inanıyor. Kurzweil, “Evrim zamanla daha karmaşık, daha bilgili, yaratıcı ve daha iyi sevebilmek gibi duygularını daha iyi ifade edebilen yapılar ve desenler ortaya çıkarır. Bu süreç, tıpkı Tanrı’nın kısıtlamalardan arınöış halini temsil eden bir yönde ilerlemek demektir… Kısaca, evrim geçirdikçe Tanrı’ya benzeriz.

Evrim, ruhsal bir süreçtir. Dünyadaki güzellik, aşk, yaratcılık ve zeka neokorteksten gelir.

Biz de neokorteksi genişleteceğiz ve Tanrı benzeri olacağız.” Noah Harari’nin anlattıklarına kıyasla Kurzweil aksamadan düz bir yolda gelişim gösterecek bir sonuç ümit ediyor. Kurzweil ‘evrimin yaşanması gereken tek yer olarak gördüğü’ beyne eklenecek nano-robotların Tanrılaşmaya yeteceğine inanıyor. Yani yüz milyar dolarlık projelerin başını çektiği dijital beyin veya sayborg vücutlar değil, zeka ve duygu artışı ile Tanrılaşmak.

Ne kadar mümkün? Beyinlerimizin kıvrımlarında gezinecek nano-robotların bilim-kurgunun ötesine geçeceğini savunan bilim insanları yok değil.

MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Medila Lab kurucusu Nicholas Negroponte, nano-robotların öğrenme yetisini ciddi oranda artıracağını düşünüyor. Örneğin, Matrix’teki kabloya kıyasla nano-robotlar tarafından beyindeki kan akışına aktarılacak bilgiler sayesinde akıcı Fransızca konuşabileceğiz.

UC San Diego makine mühendisliği profesörü James Friend ise medikal nanoteknoloji alanında beyinde dolaşacak robotların 3 ila 5 yılda gerçek olabileceğini savunuyor. Medikal alanda temelleri atılacak ‘beyin nano-robotlarının’ gelişmesi için yapılacak deneylerden yasal iznin çıkmasına kadar yıllar gerektiren süreçler var. Nano-robotların Kurzweil’in hayalini kurduğu gibi beyin kıvrımlarına aşk tozu serpme özelliği ne zaman gelir, belirsiz.

Kurzweil’in açıklamalarının en büyük özelliği, kaos içerikli teknolojileri çok iyimser karşılaması.

Stephen Hawking ve Elon Musk gibi isimlerin uyarı yaptığı yapay zeka, kötü niyetli uzaylıları keşfetmemizden daha korkutucu bir teknoloji haline gelebilir. Açıklamalarından sonra fikir değiştirerek aynı safta yer almaları bu işin çok ciddi olduğunu şeytani planlarına doğru birleştiklerini görmekteyiz.

Dahası, fedakarlık kelimesini yeryüzünden silen bencilliği ve hayatta kalma içgüdüsüyle üstünlük yarışına girişecek insanların, elde edecekleri ölümsüzlük teknolojileriyle dünyayı ne hale getireceğini düşünmek bile baş ağrıtıcı.

Tüm bunların yanında, Kurzweil’in beklentileri karşısında belirecek birçok soru var:

– İnsanların beyinleriyle internete bağlanması maksimum güvenlik riski oluşturmayacak mı?

– Geleceğin dünyasında herkes beyniyle internete bağlanabilecek mi?

– Devletler ve istihbarat kurumları beyinlerimizi kontrol etmeye çalışırsa ne olacak?

– Yasa haline getirilse de herkes beyninde nano-robot benzeri bir teknoloji istemeyebilir ve bir şekilde çıkarmaya çalışabilir?

– Nano-robotlar ters teper ve insanlar ‘savaşma seviş’ demek yerine daha fazla savaşmaya başlarlarsa geri dönüş mümkün olacak mı?

– Nano-robotlar evrim geçirip beynimizi yemeye başlarsa bizi kim kurtaracak?

Dipnot : Aşı içerisine konulacak Nano Bot (Nano robot), Naco Çipler ve programlanabilir tozlar ile insan DNA’sına 3.bir sarmal ekleme deneyleri var. Aşılar ile vücuda enjekte edilen Nano Bot ve Nano Çip’lerin DNA sarmalında bulunan kromozomlardaki genlere Koronavirüs’ün hücrelere yapışması gibi yapışarak, genleri elektronlara ayırıp gen şifrelerini bilgisayara aktarma ve Yapay Zeka ile şifre çözme peşindeler. Nano Botların ve Nano Çiplerin bir parazit gibi DNA’ya yapışarak Kadın ve Erkek olarak iki sarmal şeklinde olan kromozomlara üçüncü bir sarmalı ekleme deneyleri yapılıyor. Eşçinselliği bu kadar desteklemedeki Amaç üçüncü bir sarmal ekleyerek erkek kuvvetinde kadın (transgender) gibi hibrit bir insan oluşturmak. Veya Nihai amaç filmlerde gördüğümüz yarı robot yarı insan yeni bir hibrit insan oluşturmak. Amerika’da çekilen Robocop filmindeki sahneyi gerçekleştirme deneyleri. Dijital Dünyada insan teknolojinin kumanda edilebilir bir kölesi konumunda olmak mecburiyetinde. Kumanda kimde ise efendi o dur diğerleri köle olacaktır.

Dijital nanorobot çağında dinlere yer yoktur neden mi ? Kur’an-i Kerimde şu ayetleri anlayarak okuyalım.

Nuh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kafirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!!

“Çünkü eğer sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar. Kötüden, öz kafirden başka da evlad (çocuk) doğurmaz (lar)”

( Nuh süresi 26-27 ayetleri )

Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar.

Buhârî, cenâiz 92;

Ebû Dâvut, sünne 17;

Tirmizî, kader 5)

Kafir doğurmak ?

Temiz fıtratı anne karnında bozuyorlar mı ?

biraz tefekkür edelim. Gelişmeler ışığında devamı gelebilir.

Kaynak

^ Alexis F, Rhee JW, Richie JP, Radovic-Moreno A F, Langer, R, Farokhzad OC. “New frontiers in nanotechnology for cancer treatment”, Urologic Oncology: Seminars and Original Investigations, 2008

^ a b Venkatesan M, Jolad B. “Nanorobots in cancer treatment”, Emerging Trends in Robotics and Communication Technologies, 2010

^ Robert AF.“Nanotechnology, Nanomedicine and Nanosurgery”, International Journal of Surgery, 2005

^ Cavalcanti A, Shirinzadeh B, Fukuda T, Ikeda S. “Hardware architecture for nanorobot application in cerebral aneurysm”, IEEE, 2007

^ Cavalcanti A, Shirinzadeh B, Kretly LC. “Medical nanorobotics for diabetes control”, Nanomedicine: Nanotechnology, Biology and Medicine, 2008

^ Robert AF. “Pharmacytes: An ideal vehicle for targeted drug delivery.” Journal of Nanoscience and Nanotechnology , 2006.

^ a b Shetty RC. “Benefits of nanotechnology in cardiovascular surgery A review of potential applications.” US Cardiol, 2006.

^ ( Nuh süresi 26-27 ayetleri )

^ Buhârî, cenâiz 92;

Ebû Dâvut, sünne 17;

Tirmizî, kader 5)

EL CeZeRî

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here