Maya Uygarlığı’nın ne zaman ortaya çıktığı konusunda farklı görüşler bulunuyor. Maya takvimi, Mayalar’ın başlangıcını M.Ö. 3114 olarak işaret etse de, arkeologlar bu büyük uygarlığın M.Ö. 1800 yıllarında Meksika’nın Pasifik kıyısındaki Soconusco bölgesinde başladığı görüşünde. Klasik-öncesi dönem adı verilen bu dönemde Mayalar, Nakbé, Mirador, San Bartolo, Cival gibi büyük kentler ve olağanüstü yapılar inşa ediyor. Mayalar’ın bilinen tarihiyse M.Ö. 250 yılında başlıyor, çünkü bulunan en eski tabletler ve hiyeroglif yazıtlar bu tarihe ait.
Astronomide güneş sistemimizdeki tüm gezegenleri gözlemleyebilmiş hatta gezegenlerin büyüklüklerini bile hesaplayabilmişlerdi.

Maya kozmik görüşü dünyayı düz ve kainatı bir timsah bedeni ile kuşatılmış çok katmanlı bir kare olarak kavrar. Bu kozmik karenin üç kademesi vardır: Gökyüzü, Caan (Kaan); Yeryüzü, Cab (Kab) ve yer altı dünyası Xibalba (Şibalba). Dünyanın merkezinde kutsal Maya Keiba ağacı Yaxche (Yakşe) yükselir. Kökleri yeraltı dünyasına uzanırken dalları göğü destekler, gövdesi dünyaya yaslanır.

Karenin dört köşesi ve merkezi kendilerine özgü renkleriyle beş ana nokta olarak kabul edilir. Kozmik karenin merkezi yeşildir ve buradan Yaxche yükselir. Kuzey beyaz, Güney sarı, Batı siyah ve Doğu kırmızıdır. Bu sonuncusu, güneşin doğduğu yer olduğu için büyük önem taşımaktadır.

Ana noktaları her biri, yıldızların ve bütün gezegenlerin sonsuza dek yerlerinde kalmalarını sağlayan Atlantis tanrıları Bacab’lar tarafından desteklenmektedir.

Gök Caan olarak anılır. Caan on üç kademeye bölünmüştür, altı basamağı doğuda, altı basamağı batıda ve yedincisi kozmosun zirvesinde olan bir piramitle temsil edilen bu on üç kademe –aynı zamanda tek tanrı gözüyle de bakılan- Oxlahuntiku (Oklahuntiku) tanrıları tarafından yönetilir.

Maya matematiğinde milyonlara kadar sayılabiliyordu. Avrupalılar’dan binlerce yıl önce hem bu kadar büyük rakamları, hem de “sıfır” rakamını kullanıyor ve böyle bir kavrama sahip bulunuyorlardı.

Maya astronomları 405 dolunayın 11.960 günlük periyotlara bağlı olarak tekrarlandığını hesaplamışlardı. Bu konuyla ilgili olarak bugünkü modern astronominin bulduğu rakam 11.959,888′dir. Benzer şekilde dört asır süren astronomik gözlemler sonunda, Venüs yılını da 584 gün olarak hesaplamışlardı. Günümüz hesaplarına göre bu rakam 583.92 gündür.

Mayalar da Pleyad (Yedi Kandilli Süreyya) Takımyıldızı’nı “çıngıraklı yılan”, Gemini Takımyıldızı’nı “kaplumbağa” olarak isimlendirmişlerdi. Benzer şekilde Akrep Takımyıldızı’nın Eski Mısır, Eski Yunan ve Eski Babil’deki adı da aynı idi. Bu şekilde Mayalar’ın sembolik yıldız haritasını, en azından bazı yıldız ve takımyıldız isimlerinin dünyanın çok uzak başka yörelerindeki kültürler tarafından da kullanılmış olduğunu görüyoruz.
Mayalar’ın Copan kolu, ay takvimini 29.53020 gün olarak hesaplamışlardı. Bu rakam Palenk astronomlarınca, çok küçük bir küsur farkıyla 29.53086 gün olarak hesaplanmış durumdadır. Günümüz en modern hesaplarına göre aynı rakam 29.53059′dur.

Fotoğraf açıklaması yok.

Mayalar’ın bir değil, üç takvimleri bulunuyordu. Bunlar “Güneş Yılı” , “Dini Yıl” ve “Venüs Yılı” diye adlandırılmıştı.
Bunlardan ilki (haab) 18 ay 20 gün ile 5 terminal gününden olmak üzere, 365 günden oluşuyordu. İkinci takvim (tzolkin) 260 günden oluşur ve “kutsal” olarak addedilirdi. Üçüncüsü ise, çok uzun dönemli bir takvimdi ve Mayalar’ın tarih sahnesine çıkışı olan M.Ö. 3113 yılından başlatılıyordu.
Her Maya vatandaşı adeta zamanın obsesyonu altında bulunuyor ve onun devri olduğuna inanıyordu. Evrenin birtakım yaradılış ve yıkılış devrelerinden geçtiğine inanıyorlardı. Onlara göre, 5200 yıl (13 baktuns) uzunluğundaki her zaman dilimi sonunda, muhakkak korkunç bir kaos meydana gelirdi. Maya takviminin ilk yılı M.Ö. 3113′de başlamış olup, M. S. 2011′de sona erecektir.

Yukatan, Chitchen Itza’daki bir platform üzerine kurulmuş iki kubbeden oluşan Maya Gözlem Evi. Bu kubbelerden birinin içinde spiral bir merdiven bulunur. Bu spiral merdivenle kubbenin içindeki daha küçük bir gözlem evine çıkılır. Ortasında dikine bir şaft vardır. Duvarlardaki üç delikten Maya astronomları gözlemlerini sürdürüyorlardı.

Mayaların dini törenlerinin tarihini belirleyebilmek için Venüs’ün hareketlerini düzenli olarak ölçüyorlardı. Maya takviminde Venüs’ün farklı evrelerine denk gelen çok sayıda dini ritüel yer alıyor. Venüs Tablosunda yer alan kayıtlar, yapılan ölçüm ve düzenlemelerin dini ritüellerin tarihlerinde önemli sapmaları engellediğini gösteriyor. Bu kayıtlara göre Venüs’ün hareketlerinden, daha önceki döngüler hesaplanarak gerçekleşecek sapmalar belirleniyordu.
Mayalara ait astronomlar aslında güneş, ay ve Mars’ı izlemekle de kalmamışlar, hatta uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların da hareketlerini yakinen takip etmişlerdir

Mayaların dünyası düz bir toprak ve üzeri bir kubbedir.

OSMAN ATIF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here