“Madem dünya düz bunu neden saklıyorlar ?”

    1
    278

    Birçok kişi soruyor…
    “Madem dünya düz bunu neden saklıyorlar ?”

    Bu soruya verilecek cevaplar o kadar çoktur ki say say bitmez, ancak önce bir konunun altını özellikle çizelim…,
    Bu sorunun sorulması bile acizlik ve teslimiyetin bir göstergesidir, hep o birileri mi senin inanman gereken tüm şeylere karar verecek…önce bunu bir düşün. Her zaman ve her yerde sizin gibi aptal, uyuşuk, araştırıp sorgulamaktan aciz, hep hazıra konmayı seven, köle zihniyetli kişilerin ceremesini daima azınlıktaki kişiler çekiyor…
    Hem aptallar hemde çok bilmiş, Aptallar çünkü, efendileri ne verirse sorgusuz sualsiz kabul ediyorlar, Çok bilmişler çünkü, kendilerine sunulan her doğru bilgiyi sorgusuz sualsiz araştırmadan aptalca red edip karşı çıkıyorlar…
    Yanlış anlamayın kimseyi germek değildir amacım, elbette herkesin her konuya vakıf olması gerekmez, tamam ama vakıf olmadığı bir konuda bu karşı çıkış neden..? bunu dile getirmek istedim..

    Konumuza gelirsek, saklamakla elbetteki bir çok şeyi elde ediyorlar neden saklamasınlar ki, mesela dünyanın en büyük gelirini masrafsız bir şekilde kazanıyorlar.. Aya, marsa gidiyoruz dünyayı meteorlardan koruyoruz gibi yalanları bilgisayar destekli animasyonlar ile halka inandırıp, tüm dünya halkından trilyon dolar vergi alıyorlar…bu paralar hepimizin cebinden çıktığı için sürünerek geçinmek zorunda kalıyoruz.

    – Hepsini geçtim, semavi bildirimlerdeki tüm bilgileri red eden Yunan filozoflarını halka bir Peygamber, sözlerini Hadis, kitaplarını Kutsal Metin addettir diler.

    – Orta çağın tüm ilkel bilim anlayışını, sözde BİLİMSELLİK adı altında tüm insanlara empoze ederek güneş merkezli yeni bir DİN topluma kazandırdılar…

    – Dünyayı ve kutsal Kabeyi değersiz gösterip güneşin etrafında tavaf ettirdiler…Kara kara delikler galaksiler icat edip, olmayan ufo lara uzaylılara iman ettirdiler.

    – İnsan gibi yaratılmayı değilde, yok solucandan balık ondan maymun şimdi de adam olduk dediler…..Her neyse bunların amentüleri ve palavraları yazmakla bitmez…

    Ancak son yıllarda ummadıkları bir şey oldu.. Mevcut sistem teknolojik gelişimleri kendi tekellerinde tutmayı başaramadı, ve böylece mevcut teknolojik aletleri kullanarak doğada gözlem yapıp araştıran AKILLI insanların sayısı çoğalmaya başladı. Böylece yerleşik bilim dini inancındaki tüm teoremler, aldatmacalar, yalanlar ve saklı gerçekler bir bir gün yüzüne çıkıp ifşa olmaya başladı…
    Tabi bu elle tutulur gerçek bilgileri, bilimsel ve teknolojik argümanlarla ortaya koyan akli selim insanların karşısında, bunu hazmedemeyen ve direnmeye devam eden sistemin fanatik aptalları da yok değil..

    – Konuyu çok kısa toparlayacak olursak,

    İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük aldatmaca bu KÜRE dünya yalanıdır. Bu öyle büyük bir sihir ve hipnozdur ki, hiçbir baskı ve zorlama olmaksızın tüm halka adeta bir din gibi kabul ettirildi. Dünyada tüm kirli işlerin temelinde yatan şey bu küre dünya inancının hakim olmasıdır. Bu gün bu dinin bayraktarlığını yapan ve aynı zamanda dünyadaki tüm kirli işlerin yegane sahipleri olan Ro&Ro aileleridir. Taşeron firması ve bilimsel tüm teknik sorumluluğu ise NASA ya aittir.
    Nasa, dünyadaki bütün bilim araştırma ve uzay istasyonlarının kendisine bağlı olduğu masonik bir kurumdur. Nasa, sözde..! dünyayı, dünya dışından gelebilecek olan tehlikelerden koruma görevini üstlenmiştir. Yani olmayan uzaylılar ufolar ve meteorlardan tüm dünyayı koruyor. Bu gerekçe ile de tüm dünya devletlerini haraca bağlayarak masonların en kolay ve beleş para kazanan bir kurumu haline gelmiştir.
    Tüm dünya devletleri bu “resmii mafya” olan kuruma, “örtülü ödenek” adı altında tüm ülke gelirlerinin %3 ila 6 oranında bir vergi ödemek zorundadır. Ödemek istemeyen ülke yöneticileri anında alaşağı edilir.
    Dünyayı yöneten bu deccalist yapı özenle kamufle edip saklayarak ilerlediği şeyler, sadece dünyanın şekli ve bilimsel konularla sınırlı değildir. Tarım, Gıda, Yeraltı Kaynakları, Ulaşım, İlaç ve Sağlık gibi konularda ve özellikle de son günlerde DSÖ, dünya sağlık örgütünü devreye sokarak insanların sağlığı üzerinden KORKU ve panik algıları enjekte ederek, halkı bir kurtarıcı arayışına sevk etmiştir..
    Bu korku algılarını yutan halk, yeni edindikleri dinleri gereği mabetlerine çekildiler, maskelerini taktılar ve başladılar sosyal ayinlerine….
    “Aman aman ey NASA, ey BİLİM adamları, ey DSÖ.. lütfen ama lütfen bizleri görünen ve görünmeyen tüm tehlikelerden, göt taşlarından, uzaylı istilasından, korBİZE den, düz dünyacılardan koruyun… amen-ra….

    Eminim şimdi bazıları tüm bunları yalanlar ve “neden SAKLIYORLAR ki,” der…

    Abdurrahman TORAMAN
    21 Ağustos 2020

    1 YORUM

    1. “olmayan ufo lara uzaylılara iman ettirdiler.” den sonra okumayı bıraktım. araştırmaktan aciz insanlardan bahsetmişsiniz ama siz de uzaylıları ufoları araştırmaktan acizsiniz sanki :))

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here