Bir meseleye dikkatleri çekmek isterim,

Kainatın yaratılış sebebi ve temel noktası aslen, Ademoğlu ile şeytan arasındaki mücadelenin kıyamete kadar sürüp gideceği konusu bilinen bir gerçektir. Her konuda olduğu gibi, Kainatın yaratılış şekli konusunda da bir mücadele verilmektedir. Şeytanın yarenleri, her mücadele de olduğu gibi bu konuda da ilahi bildirimlerin tam tersini yaparak bu konuda da, insanları yanıltmak suretiyle Yaratanına karşı yanlış bir itikat a düşürmek istemektedir. Bunu yaparken de doğal olarak hiçbir değer ve ahlaki ölçüleri baz almaz.

Onun için her şey mubahtır. Ellerindeki tüm teknolojik argümanları kullanarak sözüm ona Müslümanları içinden çıkılması çok zor ve meşakkatli olan bir kuyuya atmışlardır. Kuyuların başlarına diktikleri hisbe teşkilatı sayesinde durumu kontrol altın da tutmaktadırlar.

Sonuç şu ki, Şeytanın hilesi pek zayıftır. İnsanlar ilahi veriler ışığında kendilerine zaman ayırıp, çok az dahi sorgulayıp düşünebiliyor olsalar mutlaka akledip varacakları son nokta ilahi verilerin belirttiği gerçek hakikatler olacaktır. Ve bu hakikatler bizi asla saptırmaz yanlış yola sokmaz.

Batıl bir amaç uğruna kullanılacak teknolojinin, teorilerin ve her türlü kuram ın, dönüp dolaşıp varacağı son nokta bu ilahi verilerdir. Gerisi safsata, sihir ve şeytani hilelerdir. Elimizdeki tek kurtuluş çaresi, hakikatleri kaynağından öğrenebilme “metodunu” öğrenebilmektir. Böylece araştırmalarımızı Din menşei üzerine oturtup mevcut materyaller ile mercek altına alıp başka yollara tevessül etmemektir. Zaten “teknoloji bireyselleştikçe” anladık ve görmüş olduk ki, bu güne kadar bizlere sunulan her bilgi, aslında dinin temellerine konmuş birer dinamit taşı olup, pimi nin elimize verildiğidir. Amaçlanan şeytana daha iyi hizmet edecek yeni nesiller yetiştirmektir. Vesselam

Abdurrahman Toraman 19 Ağustos 2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here