İnka dini inançları, batı Güney Amerika’daki Andes Dağları’nda onikinci yüzyıldan on altıncı yüzyıla kadar gelişmiştir.
Günümüz Kolombiya’sından Şili’ye uzanan bir imparatorluğu kontrol ettiler. Paganist bir din anlayışları vardı.

İnkalara göre evren 3 katmandan oluşmaktadır.

Üst Katman: Hanan Pacha, üst dünya ve sözde İnka tanrılarının evi idi Viracocha, Pachacamac, Mamacocha ve güneş ve ayın sözde İnka tanrıları burada bulunuyorlardı. İnkalar, iyi bir yaşam sürenlerin nihayetinde öbür dünyadaki Hanan Pacha’ya yükseleceğine inanıyordu.

Orta Katman: Kelimenin tam anlamıyla “bu dünya” olan Kay Pacha, İnka mitolojisinin orta dünyasıydı. Bu, kendi yaşadığımız dünyaya eşdeğer canlıların fiziksel alemleri ve doğum ve çürüme dünyasıydı.

Alt Katman: Uku Pacha, İnka yeraltı dünyası olarak görülebilir, ancak iç dünya veya dünya altı daha uygun olabilir. Uku Pacha, Kay Pacha’nın insan aleminin altında yatıyor ve tahmin edilebileceği gibi, Hanan Pacha’ya uygun olmayanların ölümlerine devam edeceği bir yer.

İnka kralı güneşin oğlu olduğuna inanılıyordu ve Peru’daki Cuzco’daki Güneş Tapınağı bulunuyordu.

Gökyüzündeki yıldızlar İnka dini için çok önemliydi.
İnka için iki tür takımyıldız vardı. İlki, sözde tanrıların, hayvanların, kahramanların vb. Görüntülerini yapmak için yıldızların gruplarının noktalarla birbirine bağlı bir şekilde birbirine bağlandığı ortak çeşitliliktedir.
Diğeri takımyıldızlar ise yıldızların yokluğunda görüldü: Samanyolu üzerindeki bu kara lekeler hayvanlar olarak görüldü ve canlı veya canlı olarak kabul edildi.
Bir nehir olarak kabul edilen Samanyolu’nda yaşadılar. İnka, yıldızların yokluğunda takımyıldızlarını bulan çok az kültürden biriydi.
Takımyıldızları ve bireysel yıldızları belirleyip onlara bir amaç atadılar. İnka’ya göre, yıldızların birçoğu hayvanları korumak için oradaydı: her hayvanın, ona bakacak uygun bir yıldızı ya da takımyıldızı vardı. Bugün, geleneksel Quechua toplulukları, gökyüzünde yüzyıllar önce olduğu gibi hala takımyıldızlarını görüyorlar.

Çoğu tarihçiler, İnka’nın hem Güneş’in hem de Ay’ın incelenmesine dayalı bir takviminin olduğu konusunda hemfikirdirler.
12 tane Ay’a dair ay hesabı’nın yanı sıra bu ayların tarımsal devirlere göre düzenlenen festivallerle de ilişkileri saptanmıştır Bu durum ise Ay’a bağımlı ay hesabı’nın yıllık dönencede Güneş’e de uyarlanmış olduğunu göstermektedir..
Zamanı sayılarla ifade etmeye dair numerik sisteme rastlanmamakla birlikte, en az 10.000’e kadar olan sayıların adlarının bulunduğu ve başka alanlarda kullanılan beşli bir ondalık sisteme rastlanmıştır.
Çalışmanın 9’ar günlük 6 haftaya bölünerek düzenlenmesi ise 3’erli gruplar halinde saymayı akla getiriyor ki, bu da sonuçta geneldeki uygulamayla bağdaşan 30 günlük bir ay’a denk düşüyor.
Her üçüncü yıl 13 aydan oluşmasına karşın, diğer yıllar 12 aydan hesaplanıyordu.
Bu durum ise 37 aylık bir devir’i oluşturuyordu ki, bunun 20 kadar daha devri 60 yıllık bir zaman birimini oluşturuyordu; bu periyot da kendi içinde 4’e bölünüp 100’le çarpılıyordu.

Osman ATIF

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here