HAYATIMIZDAKİ UYDULAR – 16

“Elektrik enerjisinin boşlukta bir yerden başka bir yere iletilebilmesi için ortamın kırılması, iyonlaşması, plazma denilen hale dönüşmesi gerekir. Böylece ortam tıpkı elektrik telinin elektriği ilettiği şekilde elektriği iletecektir.” NİCOLA TESLA

16-SKY WAVE TV YAYINLARI:
1901 yılında İngiltere ile Kanada arasında radyo haberleşmesi yapıldığında büyük bir şaşkınlık meydana getirmişti. Radyo dalgaları daha uzak mesafelere nasıl ulaştırılmıştı?

İyonosfer tabakası mezosferden itibaren 80-640 km. yükseklik arası bir katmandır. Bu katmanda güneş ışınları yoğun olarak hissedilir. Sıcaklığın güneşin etkisine göre 200 ile 1600°C’dir. Bu katmanda gazlar iyon halinde bulunur ve iyonlar arasında elektron alışverişi oldukça fazladır. Bu nedenle haberleşme sinyalleri ve radyo dalgaları çok iyi iletilir.

Radyo dalgaları, yeryüzü dalgaları (Ground Wave) ve gökyüzü dalgaları (Sky Wave) olmak üzere iki şekilde yayılır
Radyo dalgaları gökyüzü üzerinden bir noktadan bir noktaya taşınması sky wave olarak ifade edilir . Tv çanak antenlerde sky wave yani gökyüzü dalgaları üzerinden sinyal alır.

Daha düşük frekanslı elektromanyetik dalga, daha az iyonizasyon gücüne sahip bir alt katman tarafından yansıtılırken, yüksek frekanslı elektromanyetik dalga, yüksek iyonizasyon kuvvetine sahip daha yüksek bir tabaka tarafından yansıtılmaktadır. Belirli bir frekans değerine kadar, dalga geriye yansıtılabilir ve bu frekansın ötesindeki dalga, uzayda kaçmak yerine yansıtılmayacaktır.
Gökyüzü dalga yayılımı için frekans aralığı 3 MHz ila 32 MHz arasındadır. (“Orta dalga” veya MW olarak kabul edilen AM bant frekansları)

Gökyüzü dalga yayılımından sorumlu olan fenomen, iyonosfer nedeniyle yansımadır ve yansıma türü toplam iç yansımadır.
Edward V. Appleton (1892 İngiltere) iyonosfeɾ hakkında yaρtığı aɾaştıɾmalaɾından dolayı Nobel Fizik Ödülü’ne layık göɾülmüştüɾ. Peki Appletonun Nobel ödülü almasının sebebi neydi? Yüksek frekanslı radyo dalgalarının atmosferi geçip uzaya çıktığını iddia etmiştir. Ona göre radyo dalgaları yeryüzüne geri çevrilir lakin tv dalgaları fezaya gider. Bu teoriye göre uzaya giden tv dalgalarını ancak bazı cihazlarla yeryüzüne çevrilmesi gerekir. Bu cihazlarda uydulardır. Bu teori ise 20. yüzyılın en büyük yalanlarından biriydi.
Gerçek ise onun söylediği gibi değildir. Hiçbir araç, roket, uydu, istasyon ve hiçbir dalga iyonosferi geçemez.

Tüm AM radyo istasyonları, skywave yansımalarına neden olur. Birçok istasyon gece ve gündüz için farklı iletim modellerine sahiptir.

Tv yayınları 10-12 ghz yüksek frekans microwave sinyallerdir. Bu yüksek frekans sinyaller iyonosferin f katmanında elektron yoğunluğunun fazla oldugu bölgelerde ( Afrika – Avustralya) iyonosferin belli yüksekliklerinde kırılarak yeryüzüne ulaşır . Sinyal bir noktadan iyonosfere girip iyonosferdeki elektron yoğunluğuna göre bir noktadan kırılmaktadır. ÇANAK ANTENLERİN BAKTIĞI NOKTA UZAYDAKİ UYDU DEGİL BU SKYWAVE SİNYALLERİN KIRILARAK YER YÜZÜNE DÜŞTÜĞÜ BÖLGEDİR. SİNYALLER GÜNEYDEKİ VERİCİLERDEN GELİR YANİ 35700 KM EDEN DEGİL İYONOSFERDE YANSITILARAK SKYWAVE OLARAK ULAŞIR.
Bugün Kenya, Mozambique, Madagascar, Mauritius Nigeria, Güney Afrika Avustralya Güney Amerika gibi Güney ülkelerinden kuzeye büyük uplink verici istasyonlarıyla sinyaller gönderilmektedir . Bu bölgelerdeki çanak uplink sistemleri Square Kilometre Array teleskop sistemi olarakda adlandırılmaktadır.

Tv yayınlarının daha profesyonelce ve kusursuz yapılabilmesi için ülkeler arasında büyük projeler üretilmektedir. Bunlardan biri de Square Kilometre Array kısaca SKA Organizasyonudur. Bu organizasyonda, Avustralya, Kanada, Çin, Hindistan, İtalya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, İsveç, Hollanda ve İngiltereden oluşmaktadır. Bu uluslararası organizasyon, İngiltere de Manchester yakınlarındaki Jodrell Bank Gözlemevi’nde yürütülmektedir.

SKA Projesinde Batı Avustralya’nın Murchison Shire’ı , çöl bölgelerinin üzerinde düşük frekanslı teleskop, büyük bir merkezde 512 istasyon ve maksimum 65 km’lik bir taban çizgisi oluşturan üç sarmal koldan oluşmaktadır. Güney Afrika’nın Karoo bölgesinde ise orta frekanslı teleskopla 64 anten , yaklaşık 200 tabaktan oluşan 64 tabakalı Meerkat öncül teleskopuna eklenecektir. Bunlardan bazıları en fazla 150 km olan üç sarmal kolda düzenlenecektir. Nihai hedef, SKA’yı, bu boyutta 10 kat daha fazla, Avustralya’da bir milyon düşük frekanslı antenler ve kıta boyunca Afrika ortak ülkelerine uzanan 2000 yüksek ve orta frekans dalgaları ve diyafram dizileri ile genişletmektir.

Canlı yayınlar nasıl yapılıyor:
tx-Uplink frekansları daha yüksektir bu frekanslar canlı yayın uplin araçları üzerinden eutelsat 7 derece yayınların alındıgı bölgeye gönderilir. Çanak antenlerin baktıgı noktaya bu uplink edilen yayın sadece frekansı degiştirilerek geri gönderilir. Çanak antenler sayesinde (rx -downlink ) canlı yayını izlenebilmektedir .

Neden antenler güneye bakıyor ?
cünkü iyonosferdeki elektron yoğunluğu nun en çok oldugu yerler buralar. elektron yoğunlukları gece gündüz mevsimsel olarak degişir. İyonosondalar iyonosfere yüksek frekanslı işaret gönderirler, gönderilen işaretin frekansı artırılarak ölçümler alınır. İşaretin gönderilme zamanı ile geri dönme zamanı arasındaki süre ölçülür.Daha önce bahsedildiği gibi iyonosferin kırılma indisi nedeniyle ölçülen yükseklik gerçek yükseklikten daha fazladır. İyonogramlar ölçülen yükseklik ile gönderilen işaretin frekansı arasında bir ilişki kurulabilir. İyonogramlar ile görünen iyonosferik yükseklikler ve kritik frekanslar hesaplanabilir.

Sondalar radyo dalgalarını yatık bir açıdan iyonosfere gönderdiklerinde,kısa darbe treni biçimindeki radyo dalgaları iyonosferde kırınıma uğrar ve düzensiz biçimde saçılır.Saçılma doğrudan saçılma ve yerden yansıyarak saçılma olmak üzere iki farklı biçimde gerçekleşir. Doğrudan saçılma durumunda işaret aynı yoldan alıcıya ulaşır.Yerden yansıyarak saçılım durumunda RF işaret önce yerden sonra da iyonosferden yansıyarak alıcıya ulaşır.

KISACA:
tv kanalları nın herbiri (TX) gönderdikleri yüksek frekanslı sinyaller iyonosfere kırılıma uğrayıp saçılıyor . Dogrudan saçılmada sinyal aynı yoldan geri geliyor veya yerden yansıyarak çanak antenlerle (RX) sinyaller toplanır.

SONUÇ:
1- Uyduların yüksek enerji protonlarının bulundugu van allen kuşakları olarak bilinen radyasyon kuşaklarının cevresinde yakınlarında bulunması bir tarafa dışında olması mümkün degildir . yani bu kuşaklarda vede 35.700 km irtifada ne uyduların elektronik aksamı çalışır nede saglıklı bir şekilde yer istasyonlarına sinyal alıp gönderebilirsin. bu kuşaklardan insanlı veya insansız gecmek mümkün degildir
2- Tonlarca agırlıkta likid hidrojen hidrazin oksijen vb karışım yakıtlar sadece 100-150 km ye roketi cıkarmak içindir . Atmosferin hemen dışında roketten ayrılır. Tanklar modern bilimin iddia ettiği gibi uzay yüzde 99 vakum ise ne newtonun üçüncü prensibi nede termodinamik kuralları işe yaramaz .rokette kullanacagın herhangi bir gaz vakuma karışır .
3- Uydu fırlatmalarında roketler belli bir süreye kadar canlı gösterilir. Roketler dikey çıkarken yana yatar. Daha sonra animasyonla bu roketlerin parçalarını bıraktıklarını ve uyduyu yörüngeye bıraktıklarını gösterirler. Gerçekte böyle bir operasyonun olma ihtimali bile yoktur.
4- Uydu firmaları sanki uydu varmış gibi sahtekarlık yapıp uyduyu üretiyor, fırlatıyor, yörüngesine yerleştiriyor ve son olarak frekansını tespit ederek pazarlamaktadırlar.
Ayrıca uydu maliyetlerini ve giderlerinide dikkate alarak bu işten büyük kazançlar elde etmektedirler.

Osman ATIF

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here