Yazacaklarım sadece kişisel fikrim olup, Hiçbir bağlayıcılığı yoktur…

Hastalık, insandan insana değil doğadan bulaşır… (virüs adında yaşayan bir canlı türü yoktur)

Olay, güneş ışığının bitkiler üzerindeki etkisidir. Bitki örtüsü neslini devam ettirebilmek için doğaya birtakım manyetik frekanslar yayar. Bu doğal frekanslara YADA insan yapımı frekanslara maruz kaldığınızda hastalanabilirsiniz…

Hastalığınızın sebebi, doğal frekanslar ise, genelde iyileşirsiniz, insan yapımı ise bu biraz zor…

Şahsi düşüncem, Bu mevsimsel hastalıklara yakalanmak istemiyorsanız,

* Bulunduğunuz şehir de kalın ve mecbur kalmadıkça seyahat etmeyin, çünkü vücudunuz o bulunduğunuz bölgedeki bitkilerin doğaya yaydıkları manyetik frekanslara bağışıklık gösterecektir.

* Yaptığım araştırmalar neticesinde mesela uzun yol şoförleri bu tip mevsimsel hastalıklara vücutlarının daha dirençli olduğunu gözlemledim, çünkü onlar sürekli hareket halinde oldukları için vücutları bu tip frekanslara daha bağışıklık gösteriyor..

*  Güneş ışığı bu sene bitki ve ağaçların dengesini bozdu (asabileştirdi) yapraklar sararıp dökülmedi. Öyle tahmin ediyorum ki, yapraklar sararıp döküldüğünde ve bölgesel olarak kar yağışı olacak yerlerde bu HASTALIK tamamen bitecek.

* Yine de bu hastalığa maruz kalmışsanız geleneksel tıbbın önerdiği gibi bol bol yeşillik ve bitki çayı tüketin, geçmiş tüm medeniyetler bu bitkilerin tedavi edici gücünü biliyor ve bundan faydalanarak birçok hastalığa çareler üretebiliyordu. Aslında sırf bitki özlerinden yapılmış olan ilaçlar, “doğal hastalıkların” tedavisinde mevcut modern tıbbın çok ötesindedir. Ancak bugün doğal hastalıkların yanında doğal olmayan insan yapımı sanayi ve teknolojik gelişimlerin sebep olduğu ve tanımlanamayan pek çok hastalık türetildi. Geleneksel tıbbın bu hastalıklara henüz çare bulamayışı, modern tıbbın kapılarını açtı.

* Modern tıbbın kurumsallaşması ise pek çok olumsuzlukları beraberinde getirdi. İşin temelinde insan menfaatine yönelik bir yapılanma ve çare arayışı içinde asla olmadı. Modern tıp kesin çözümü değil, yaptığı tek şey insan vücudunu uyuşturarak bir süre daha yaşamı devam ettirebilmek.

Evet arkadaşlar ben sıradan sadece bir vatandaş olarak kişisel gözlemlerimi ifade etmeye çalıştım. Eminim sağlık sektöründe olup da dönen dolapları daha akademik bir dille izah edebilecek helal süt içmiş olan kimseler mutlaka vardır. Onlardan din, dil, ırk, inanç farkı gözetmeksizin sırf insanlık namına, dünyalık bir menfaat gözetmeden ve korkmadan konuya dair tüm bildiklerini anlatmalarını bekliyoruz…

“Allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler (anlatmayanlar) ve onu az bir karşılık için satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Allah kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onları arındırmayacak! Onlar için elem verici bir azap vardır.”  Bakara/174

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here