Gökyüzündeki cisimlerin harikulade yapısı öteden beri insanoğlunun zihnini hep meşgül etmiş ve bu büyüleyici güzelliklere çeşitli isimler verilerek durumları hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu gök cisimlerinin yapısı ve mahiyeti hakkında, semavi bilgilerde aktarılanların dışında insanoğlunun elinde tahminlerden başka hiçbir bilgi yoktur. Buna rağmen onlar “ Ey insanlar bizi, sizi ve tüm kainatı böyle muhteşem harika bir sanat eseri gibi yaratıp ortaya koyan Allah’a kul olmaktan sizleri alıkoyan şey nedir” dercesine adeta bizlere göz kıpmaktadırlar. İnsan hiç bir şey bilmese dahi başını kaldırıp gökyüzündeki o muhteşemliği gördüğünde kalbi imanla dolup Allah’a hakkıyla nasıl kul olabilirim diye düşünmesi gerekirken bir kısm insan Allah’ın yarattığı cisimler üzerinden Ona kafa tutup şirk koşmaktadır. Allah kişinin bir hareketi ve düşüncesi ile imanını bir hareketi ile de küfrünü arttırır

Şimdi insanların bilerek ya da bilmeyerek gözden kaçırdıkları birkaç önemli hususlara değineceğim. Gerçeklerleri bilmek istemeyenler bu noktadan sonrasını okumasınlar.

Bildiğiniz üzere geçmişte çeşitli şekillerdeki paganist inanışların temsilcileri, insanları topluca şirke girmelerine ve topluca helak olmalarına vesile olmuştur. Her ne kadar bu inanışların önüne set çeken Peygamberler gönderilmişse de daha sonraki nesillerde bu inanışlar farklı materyaller kullanılarak tekrardan horlatılmıştır. İslam öncesi hurafi bilgiler sihir, büyü, çeşitli fal oyunları ve burçlara göre yorumlar yapıp gelecekten haber veren kâhinler ve sihirbazlar bunlardan sadece bazılarıdır.

Günümüze gelindiğinde ise bu ezoterik paganist inanışların çok sinsi bir şekilde bilimsellik adı altında kılık değiştirdiğini görmekteyiz. Yukarıda konu ettiğimiz gök cisimlerinin durumu hakkında, bilimsel gözlemler denilerek öne sürülen ve olmayan şeylerin varlığından söz edilmektedir. Burada şu ayrıntıya dikkat edin, geçmiş te GÖZLE görülen yıldızların hareketleri gözlemlenerek yıldız fallarına vs. bakılır, gelecekten ümit yada korku verecek kehanetler bir bedel karşılığında anlatılırdı. Ama bugün bırakın görülen yıldızlar hakkında konuşmayı,kesinlikle ortada olmayan binlerce hatta bilmem kaç milyon ışık yılı ötede milyarlarca galaksiler kara delikler, göktaşları asteroitler vs.. zırvalıklar konuşuluyor hem de sözde bilimsel argümanlar kullanılarak. Maalesef bu yalanlar halka yedirilmiş ve toplum bu konuda da önemli bir çağ atlamış durumda.

Yeşil perdeler kullanılarak oluşturulan sanal ortamlarda, çakma aya, marsa iniş videoları, fotoşop ile düzenlenmiş sahte binlerce gezegenler galaksiler, karadelikler hatta ufolar ve uzaylı görseller. Peki nedir bunca yalanların altındaki amaç ve gaye hiç düşündünüz mü?. Bir konu hariç, diğerlerine kısaca değineyim, tabi buraya kadarki anlatımda şeytanın kokusunu almış olmalısınız. Bir takım fantezi kurgularla mesela uzaylı istilası, göktaşı çarpması gibi kıyamet senaryoları tasarlanıp topluma korku ve panik salınarak halkın kendilerine sığınıp boyun eğmeleri istenmektedir. İnsanlarda ağzı iki karış açık vaziyette tüm bu yanlara bir din gibi hatta dinden daha öte bir içgüdüyle inanarak, hem cebindekinden oluyor, hem de daha önceden kendisinden zaten alınmış olan O olmayan imanlarını kaybetmektedirler.

İnsanın en büyük sorunu sorgulamadan her duyduğuna inanmasıdır. Kesin bilgiye ulaşmanın yolu sağlıklı beş duyu organını işletmekten geçer. Bugün sosyal medya aracılığı ile sözde bilim siteleri kurulup, insanlığın varoluşundan bugüne kadar bilinmeyeni merak edip keşf etme arzusu yönü kullanılarak, akla hayale gelmeyen kirli bilgiler servis edilerek milyonlarca genç neslin beyinleri kirletilmektedir. Günlük gazete ve tv yayınlarını saymıyorum bile.

Özellikle son günlerde birçok bilim siteleri mantar gibi çoğalmakta ve üye sayılarını attırma gayretiyle bu şeytani güçlerin ortaya attıkları gaybi konuları ve sözde yeni yeni keşfedilmiş gök cisimlerini yaldızlı sözlerle sunum yapılarak, gençlerin hayal dünyalarına canlılık kazandırmak istenmektedir. Bu grup yöneticileri de bu konuda şeytana el ayak oluyorlar.. Buradan onlara sesleniyorum,…! bu yaptığınız şirktir şirk. Kitlelerin topluca şirke girmelerine vesile olduğunuz gibi kendiniz de deccalın oyuncağı olmuşsunuz da bunun farkında bile değilsiniz. Şimdi kim bilerek ya da bilmeyerek o gruplarda yönetici vs. konumunda iseler hepsi de, yukarıda bahsettiğimiz gelecekten gaybi birtakım bilgileri halka haber veren ve gaybı bildiklerini iddia eden kahinler den hiçbir farkları yoktur. Bir an evvel bulundukları konumları terk edip kendi durumlarını sorgulamaya ve Allah’a tövbe etmeye çağırıyorum.

Abdurrahman Toraman

02 Aralık 2019

Önceki İçerikAKLEDİYOR GİBİ OLANLAR..!
İnsanoğlunu hayrete düşüren Allah’ın o muhteşem yaratış sanatı ve hikmetleri her devirde olduğu gibi, asrımızda da büyük merak konusu olmuştur. Kâinat insanoğlunun duyu organları ile kavrayamayacağı İlahi bir takım sırları barındırmaktadır. Bu nedenle, İslami ilimler ve Astronomi konularında, teknolojik verileri de kullanarak gözlem ve araştırmalar yapıp, toplum üzerindeki etkileri analiz ederek bir sonuç değerlendirmesi yapmaktır gayemiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here