Göklerde gördüğünüz tüm cisimler bir gök kubbenin içindedir.

Güneş ortalama 6300 km. Ay ise 4000km uzaklıktadır. İnsanoğlu daha ne yerin15km altına inebilmiş nede 50km yükseğe çıkabilmiş değildir ve bundan acizken 4bin km. yukarı nasıl çıksın. Tüm fırlatılan roketlerin ulaşabileceği azami yükseklik 80km.dir. Daha yukarı çıkabilmek sadece bir hayaldir. Verdiğim bu bilgiler matematiksel, deneysel ve gözlemsel verilere dayanmaktadır. Ayrıca ay güneş ve yıldızlar ayak basılabilecek bir yer değildir.

Şimdi izah etmeye çalışacağım şeyi dikkatle anlamaya çalışın. Bakın arkadaşlar insan denilen varlık (bazısı istisna) ulaşabildiği tüm değerleri adeta yıkmak, bozmak ve yok etmek için elinden geleni yapar… Sahte bilim ayın dünyadan yaklaşık otuz kat küçük olduğunu söyler. Ay adeta ufak bir ADA konumunda. Diyelim ki insan aya ayak bastı…inanın bana bir atom bombası ile ayı havaya uçurmak isteyecek..!! .bu durumda ne olur?.. Ay dünyadaki tüm yaşam için gereklidir. İşte bu acıdan da bakacak olursak insanoğluna gök cisimlerine ulaşım izni verilmemiştir.

Kaldı ki, bırakın gök cisimlerine ulaşmayı, ne insanoğluna nede cinlere atmosfer katmanlarını dahi aşabilmesine izin verilmemiştir. Çünkü göklerin sınırlarını bekleyen bekçiler vardır ve kim bunu denemek isterse kendisini gözetleyen bir ateş topu (şihab) ile imha edilir.

İslam bilginlerinin de bu konulara dair güzel açıklamaları vardır. Diğer taraftan geçmişte yaşamış olan zındık Yunan filozoflarının dinini terk edin onların fikirlerini ve masallarını unutun. Aslınıza dönün.

Yeryüzü düz ve kâinatın zeminidir. Bizler, 360 derece her taraftan kapalı, içinde sistemik elektro manyetik alanlar sayesinde dönen gök cisimlerinin olduğu bir gök kubbenin altında, canlılar için özel olarak dizayn edilip yaratılan, muhteşem bir eko sisteme sahip kapalı bir alanda yaşıyoruz..  Bunu bir akvaryum gibi düşüne bilirsiniz… Ve bu kapalı sistemden tekbir çıkış yolu vardır oda ölüm..

Kâinat tesadüfen ve kendiliğinden yaratılmadı. Bir tasarlayıcısı vardır ki oda Allah tır. Allah şaka yapmaz oyunda oynamaz bizler bir amaç için belli bir vakte kadar bura da misafiriz, ebedi değiliz. Artık hala gevşek gevsek oturup düşünememek size kalmış.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here