Dünyamız, Yüce Yaratıcının; “Ben sizin Rabbiniz değilmiyim? “Bizler de evet. Şahidiz.” diye bizlerden aldığı sözden itibaren ona karşı olan kulluk görevimizi yerine getirmeye çalıştığımız, bu sınav için yaratmış olduğu yaşam alanıdır.
Bu sınav için oluşturulmuş yaşam alanının özelliklerini şu ayetlerden anlamaktayız:


Rad 2: Allah gökleri görünür bir direk olmaksızın yükseltmiştir. Sonra Arş a geçmiş Güneşi ve Ay’ı düzenlemiştir.

Lokman 10: Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yaratmıştır.

Enbiya 32: Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Ama onlar göğün göstergelerinden (ayetlerinden) yüz çeviriyorlar.

Hacc 65: Yerin üzerine düşmesin diye göğü tutan o dur.

Kaf 6: Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, nasıl yükseltmişiz ve nasıl süslemişiz. Onda çatlaklıklar yoktur


Rahman 33: Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından geçebilirseniz (Nüfuz edebilirseniz) geçip gidin. (Nüfuz edin). Ama elinizde bir güç olmadan geçemezsiniz.

Rahman 35: İkinizin de üstüne dumansız bir alev ve alevsiz bir duman gönderilir. Birbirinizle de yardımlaşamazsınız.

Şems 5: Ve göğü ve onu bina edene

Zariyat 47: Göğü ellerimizle bina ettik. Ve biz bunu yapacak güçteyiz.

Nazi’at 27: Size göre, sizleri yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu da Allah bina etti.

Nazi’at 28: Tavanını yükseltti ve onu düzenledi.

Buradan anlaşılacağı üzere Dünyamızın gök katı direkler olmaksızın yükseltilmiş ve korunmuş bir tavan ile oluşturulmuş ve bu tavanı da yüce Allah üstümüze düşmesin diye kendisinin tuttuğunu ve bunda kendisine hiç bir zorluk da olmadığını bildirmiştir.
Ayrıca hiç kimsenin bu sınav alanından kaçmaya da gücünün yetemeyeceğini, hadi deneyin de bir görün bakalım geçebiliyormusunuz geçemiyorsunuz diyerek de meydan okuma vardır.
Bütün bunların anlamı kimse Aya ya da Marsa gidemedi. Yalan söylediler demek oluyor.

Saffat 6: Şüphe yok ki biz, yakın göğü ziynetlerle bezedik

Nahl 12: Allah geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da onun emriyle hizmetinizdedirler. Aklını kullanan bir topluluk için bunda kesin belgeler(ayetler) vardır.

Nahl 16: Birçok işaretler ve yıldızlarla yollarını bulurlar.

Görüldüğü üzere Allah yıldızları da hem hizmetimize vermiş hem de göze hitap edecek şekilde yakın göğü süslemiştir.
Bunun bir diğer anlamı da sürekli aynı yönü gösteren yıldızlar ve aynı yıldızları görmemizin nedeni, dönmeyen sabit bir dünya oluşudur.



Sonrasında;

Bakara 22: Yeryüzünü sizin için döşek hale getiren, göğü de bir bina gibi yapılandıran O’dur. Gökten su indirir de onunla oluşan ürünlerden size yiyecek çıkarır. Öyleyse bile bile, Allah’a benzer nitelikte varlıklar uydurmayın.

Bakara 29: Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O’dur. Sonra göğe yönelip (istiva edip) de onları yedi gök olarak düzenleyen O’dur. Ve O, herşeyi bilendir.

Taha 53:Yeryüzünü sizin için beşik gibi yapan ve sizin için orada yollar açan O’dur.

Şems 6: Ve Yere ve onu döşeyene

Nazi’at 30: Ve yeryüzünü de bundan sonra yaydı, döşedi

Yeryüzünü döşek gibi serip içinde inilti çıkıntı olsa da düzlük yollar, ovalar da yaratıp yürümemizi sağlamıştır. Yeryüzünü hamur açar gibi yaymış ve döşemiştir.
Yani bu döşek bir Kürenin ya da Geoit’in üzerine serilemez ve yayılamaz. Öyle olsa bunu Yüce Allah sıfatlandırma yaparken sargılı yollar ya da topaklanmış bir güzergah yaptım derdi.
Ama her yer döşek gibi serili ve içinde uzun uzadıya hiç eğime inilti veya çıkıntıya girmeyen düzlükleri de yaptığını belirtmiştir.


Oruç tutma konusunda da yine Kuran da Güneşin ve Ay’ın oluşturduğu etkiye göre yapıldığını belirtildiğinden, dünyanın hiç bir yerinde 6 ay gece ve gündüz olmadığını anlamaktayız.

Yine namaz için gelen ayetlerden biri de kıbleye dönerek kılınması konusundadır.
Bu ancak düz dünya da geçerlidir.
Dönen bir Küre ya da Geoit Dünyanın yani bir Top’un üzerinde yaşıyorsak; kıbleye döndüğümüz zaman arka tarafımız da kıblenin diğer bölümüne karşılık gelmiş olacaktır.
İşte bu kabul edilemez bir durumdur.
Ancak dünya düz ise kabul edilebilir bir durumdur.



Sonrasında Yüce Allah biz sarsılmayalım diye Dağları birer kazık gibi oturtmuş ve sağlamlaştırmıştır.
Örneğin; Eskiden bazı toplumlar Dağların içlerinde mağaralarda yaşarlardı ve şu an da günümüzde Dağların eteklerinde ve diplerinde evi olanlar, yaşayanlar malumunuz üzere mevcuttur. Böylece bu doğru ve kanıt içeren bilgiyi kendi Zannınca hiç bir delil göstermeden çürüttüğünü Zan edenlerin niyetlerinin; Kuran da yazıyorsa bir şeyler bulalım da çürütelim amacı taşıdığını da anlamaktayız.

Her canlıdan çift yaratmıştır.
Çeşitli ürünler vermiştir.

Zaten herşeyde olduğu gibi topraktan yiyecek çıkması bile akledecek bir insan için Yaratıcının varlığını kavramaya yeterlidir.

Kazım ÇAM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here