Dünya “Yeryüzü” demek değildir.
Dünya Yeryüzünün merkezinde ufak bir alanı kaplar. Yaşadığımız dünya, sırasıyla gökyüzünü saran gaz katmanları ve ötesinde bir manyetik alan kuşağında çok hassas dengelerle dairevi bir şekilde dönen, Ay Güneş ve Yıldızlar la çevrilidir. Bu kuşağın daha da ötesinden başlayıp, dünyamızı çevreleyen bir “gök kubbe” mevcuttur. Bizler bu yarım küre şeklindeki gök kubbe içerisinde kapalı bir alanda yaşamaktayız.
Dünyamızı çevreleyen bu kubbe duvarına YAKLAŞMAK hatta geçebilmek, tıpkı gökyüzü ne çıkma zorlukları gibi bir takım zorluklar mevcuttur. Manyetik birtakım alan vardır. (Bu manyetik alanlar daha çok cin kavmine ait olabilir.)
Üzerinde gezindiğimiz YER zemini, dünyamızı çevreleyen bu kubbe duvarının diğer tarafına doğru Allah’ın takdir ettiği mesafeye kadar devam etmektedir. Tek bir zemin ve üzerinde ise iç içe geçmiş semalara doğru uzanan toplamda 7 gök kubbe vardır.
Dünya kubbesi sınırımızın diğer tarafında “KOMŞUMUZ” Yecuc- Mecuc , Cablika ve Cabliska kavimleri bulunmaktadır. Daha öte katmanlar araştırma konusudur. Uzaylılar ve ufolar tamamen beşer hayal ürünüdür.
Dünyanın şekli konusunda ki aldatmacalar, ”Teknolojinin bireyselleşmeye” başlaması ile daha ivedi bir şekilde gün yüzüne çıkmaktadır. Doğrular ise, dini kaynaklardaki bilgiler temel alınıp ihlaslı bir şekilde teknolojik veriler ile desteklenerek mercek altına alınabilinirse, işte o zaman umulur ki doğrulara ulaşılabilinir. Ve böylece masonlar tarafından ortaya atılan bu büyük yalanlar tarih sayfalarındaki yerini alır.

Abdurrahman Toraman 

23 Ocak 2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here