Çin’in en eski yazıtlarından kabul edilen Yi Çing metinlerinde evrende her şeyin birbirinden ayrılamaz iki karşıt kutbu vardır. “Yin” ve “Yang”. Gece ve gündüz, enerji ve madde, ışık ve gölge vs. Yin ve Yang karşıt karakterleri sürekli bir dinamik içindedirler. Bu yüzden yin, yang ve hareket bir arada ortaya çıkar. Biri artıyorsa, ötekini azaltır. Artan haddine ulaşınca, azalan devreye girer. Gündüzler kışın uzamaya başlar. Gceler, yazın uzamaya başlar. Her durum haddinden döner.

Çin de Han Hanedanın başlarında, hükümdar Hui Di (M.Ö.195-188), Wen Di (M.Ö.180-157) ve Jing Di (M.Ö.157-141) dönemlerinde Dünyanın oluşumu hakkında ve Taoculuk tarafından desteklenen metinlere göre, henüz yeryüzü ve gökyüzü “bir” olduğu sırada
her şey kocaman kara bir yumurtaya benzetilen Hundun’un içinde
toplanmıştır. Pan Gu adında doğaüstü bir varlık Hundun’un içinde
uyumaktadır. On sekiz bin yıl aralıksız uyuyan Pan Gu bir gün uyanır, nefes alabilmek için gerinir ve Hundun esnemeye, genişlemeye başlar. Böyle geçen sonraki “on sekiz bin yılın” sonunda, yukarıda gökyüzü, aşağıda yerkabuğu şekillenir. Pan Gu öldüğü zaman bedeni dağlara, vadilere ve ormanlara dönüşerek yeryüzü şekillerini meydana getirir.
(Ronan, 2003; 161). Yeryüzünü Örten Gökkubbe fikriyle,
kozmolojinin iki unsurlu ilk karşıtlığı da ortaya çıkmıştır. Buna göre yeryüzü, etrafı denizlerle çevrili bir dikdörtgen biçimindedir. Gök ise yukarıda asılı duran ve yeryüzünü örten bir kubbedir. Gök Kubbenin altında yeryüzü “Tianxia” Göğün Altı terimiyle kavramsallaştırılmaktadır.

Siyasi terminolojide Göğün Altından sonra göze çarpan en belirgin
tanım gök-yer ikiliğidir. İç içe geçen ikilikler, felsefi anlamda en üst
aksiyom olan yin-yang’a dayanmaktadır. Gök-yer ikiliği bu bakımdan
doğaüstü ile dünyevi ayrımını gösterir. En üst kategori olan yin-yang
karşıtlığında yang ile eşleştirilen ‘gök’, ‘zaman’ın sahibi olarak gösterilirken, bunun karşısında, yin ile eşleştirilen ‘yer’ ‘mekân’ ile örtüşmektedir (Zhouli:66).

On yedinci yüzyıldan önce Çin’de, iki ana kozmoloji teorisi vardır.
1-Gai Tian Modeli;
Gökyüzü kubbe şeklinde bir örtü gibidir, yeryüzü satranç oyunu gibi kare düz bir arazi gibidir. Kuzey kutbu gökyüzünün merkezinde bulunur güneş, ay ve yıldızlar etrafında döner. Gai Tian, ​​güneşin, ayın ve yıldızların doğuşunun gerçekten istila edilmediğini, ancak çok uzakta olduklarında görünmez olduklarını, yakın olduklarında, onların parladığını göreceklerini söylemiştir. Güneş gökyüzünde bir günde büyük bir daire çizmektedir. 


Kubbe Kuzey Kutbu’nu temsil eder ve gökyüzü Kuzey Kutbu’nun etrafında döner. Güneş gökyüzü ile birlikte döndüğü için, yörüngesini değiştirmek zorunda kalıyor, yılda altı kez güneye, sonra altı kez kuzeye doğru güneye doğru değişiyor, Güneş Kuzey Kutbu’na ortalanarak, gökyüzü örtüsüne eşit büyüklükte, farklı boyutlarda çemberler çizer: Bu, “yedi dengeler” olarak adlandırılan güneşin yedi yörüngesidir, yedi dengeler arasındaki altı aralığa “altı oda” denir. En içteki ilk denge, yaz gündönümünde güneşin yörüngesinde koşan “iç gündüz dengesi”, yani “yaz gündönümü yolu”, en dış yedinci dengede ise kış gündönümünde, yani kış gündönümünde güneşin yörüngesi olan “dış denge” dir. Gündüz yolu. ” İç denge ve dış denge sarıya boyanır, “sarı resim” olarak adlandırılır, “sarı yol” olarak adlandırılır ve güneş sadece ekliptikte akar.

Gai Tian, ​​gökyüzünün bir kubbe gibi olduğunu, toprağın bir disk gibi düz olduğunu, göklerin ve yerin birbirinden 80.000 mil uzakta olduğunu ve güneş, ay ve yıldızların döndüğünü söyledi.Gökyüzü eğimlidir ve merkezi kişinin kuzeyindedir. Gökyüzü bu merkezle sola döner, güneş ve ay kapaktaki karıncalar gibidir, sürekli sağa hareket etseler de yine de gökyüzünde sola gitmeleri gerekir. Alan yin ve yang ile doludur (gece ve gündüz)z ve yin bulanık, insan gözü nüfuz edemez, bu yüzden güneş sabah yangına girer ve geceleri yin’e çekilir. Ve yaz yangını kıştan daha fazla, bu yüzden yaz günü kıştan daha uzun sürer.

Yaz gündönümü sırasında güneş iç çember boyunca hareket eder. Kış gündönümünde, dış çember boyunca hareket eder.

Gai Tian, ​​güneş ışığının menzilinin sınırlı olduğunu ve yarıçapının yalnızca 167.000 mil olduğunu söyler. Aynı zamanda, insanların görebildikleri mesafe de 167.000 mildir; bu, bu aralığın dışındaki nesnelerin görsel reaksiyonlara neden olmayacağı anlamına gelir. Bu şekilde, güneş gün boyunca bizden 167.000 milden daha uzak olmalı ve gece bu mesafenin ötesinde olmalıdır.

2-Hao Tian Modeli:
Bu model “yumurta” analojisiyle sunuldu. Yeryüzü yumurta sarısı gibi ortada ve etrafı yumurta akı yani su ile çevrili ve göklerde yumurta kabuğu gibi küresel olduğunu söylemişlerdir. Doğu Han Üniversitesi’nden Zhang Heng, Haotian’ın temsili figürünü açıklarken gökyüzünün bir yarım küre değil, bir küre olduğunu, ​​yıldızların gök küresinde bulunduğunu, güneş, ay ve yıldızların göksel küreye bağlı olduğunu belirtmiştir.

Doğu Han Hanedanlığındaki astronom Zhang Heng çok ünlüdür ve eskiler tarafından da kabul edilir ve yaygın olarak dolaştırılır . Zhang Heng , Hun Tian teorisine göre göksel küreyi icat etti ve her bir gezegenin konumunu herhangi bir zamanda gözlemleyebildi. Ayın ışığının güneşi yansıttığını, Ay Tutulmasının nedenini bundan kaynaklandığını söyleyen ilk kişi Zhang Heng’dir. 
Zhang Heng’e göre Hun Tian modeli Yeryüzünün su yüzeyinde yüzen bir yarım küre olduğu, su yüzeyindeki kısım düz, su yüzeyinin altındaki kısım bir yarım küre, güneş, ay ve yıldızlar dünyanın etrafında döndüğü ve güneş, ay ve yıldızlar gökyüzüne asıldığı ve bazen gökyüzüne düştüğü teorisi üzerine kuruludur.

Her iki modeli ele alırsak
Kısacası, evrendeki antik Çin modellerinin temel özellikleri şöyle sıralanabilir:
1. “Gökler ve yeryüzü” ifadesi yeryüzünde gözlenebilir bir alan olan araştırılabilir evrenini ifade etmek için kullanılmıştır;
2. Dünya düzdür ve su üzerindedir.
3. Gökler yuvarlaktır; göksel cisimler yüzer,

OSMAN ATIF

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here