Her devirde otoriter azınlık elit bir güç çıkar, tüm insanları kendine kul köle yapmak adına öyle şeytani planlar yaparlar ki, meleği şeytan, şeytanı melekmiş gibi gösterirler. Kurdukları düzen ve sistemler insan kanı ile beslendiğinden, yaptıkları hileler ve zulüm öyle zirve noktaya varır ki… bunda payı olan kullanılan piyon maşalar dahi, göklere baktığında buharlaşmış olan kanlarının kendi üzerilerine kızıl bir renk olarak aktığını…ve bunda kendi paylarının büyüklüğü-nü, şiddetli ve bir türlü sonlanmayan acılar içinde kıvranırken sedyesinde, bir film şeridi gibi akıp gidecek gözlerinden vicdanının darp pişmanlığı. Kulaklarını çınlatır gaipten gelen ölümün ahenkli korku dolu fısıltısı, kurtuluşu olacaktı belki ensesinde hissettiği ölümün bir an evvel gelip çatması…

Çoğu insan idrak edemiyor olsa da günümüz de “Küre Dünya” tanımı olarak bilinen bu SİHİRLİ yalan da ifşa edilmiştir. Hem öyle ifşa edilmiştir ki, bununla birlikte birçok hakikatinde gün yüzüne çıkmasına vesile olmuştur. Desiseler illüzyonlar büyü ve sihirler neler neler uydurmuşlar saymakla biter mi hiç. Big bang, evrim, yer çekimi, galaksiler, ufolar uzaylılar. Bazen teknolojiyi, bazen bilimi, bazen de ekonomiyi. En önemlisi de DİNLERİ referans gösterip ortak etmek isterler tozpembe masallarına. İşte bu dini alet etme çabaları yaptıkları en büyük bir hata oldu kedileri açısından. Unutuvermişlerdi, her devirde hak ile batılın ne olduğunu görebilen basireti açık, o dinin gerçek muvahhid sahiplerinin var olduğu gerçeğini. Ve Musa’lar çıkıp haykırıyor.. “Bu yaptıklarınızın hepsi sihir ve büyüden başka bir şey değildir” ifadesini yüzlerine bir tokat gibi çarparcasına… Vakti gelmiştir artık asrımızın yaldızlı modern sihrinin, büyü ve büyücülerin bir bir çöküşü, tıpkı sararıp dalından kopan sonbahar yaprakları misali. Alacaktır yerini gelecekte, geçmişi anlatan şairin baş ucunda duran eskimiş sahifelerde destansı dörtlü mısralarında..

Evet bilinmelidir ki, Kur’an sadece eskilerin masalları değildir. Onda ifade edilen kıssalar ve yaşanan olaylar sadece belli bir döneme has olmayıp, kıyamete kadar oluşacak bir dizi olaylara işaret etmektedir. Bu olaylar karşısında müminin tavrı duracağı yer ve atacağı adımlarda rehberi Kur’an, hareket metodu ise sünnetullaha uygun olmalıdır.

Geçmiş dönemlerde yönetimi elinde bulunduran elit grup insanları yönetmek ve kontrol etmek adına tıpkı günümüz aldatmacalarına benzer farlı metotlar kullanmıştır. Materyal ve şekli farklı olsa da amaç hep aynıydı.

Mesela Firavun otoritesinin bekasını elinde bulundurduğu sihirbazlara dayandırıyordu. Sihir o dönemde son derece yaygın ve geçerli idi. Allah bunların karşısına bir Musa çıkarıyor ve.. Rabbimiz kıyamete kadar kendi koruması altına aldığı yüce Kitabımızda buyuruyor ki;

Musa onlara dedi ki : “Vay size! Allah’a yalan uydurmayın. Yoksa sizi azab ile helak eder. O’na İftira eden zaten zarar eder” Taha/61

Yani Firavuna ve katındakilere “vay size yazıklar olsun” , Bu onlara helak olmaları için bir bedduadır. ” Yaptığınız hileler ile Allah’a yalan uydurmayın. ” O’na yalan uydurup iftirada bulunmayın, O’na ortak koşmayın. ” Yoksa sîzi azab İle helak eder.” Katından göndereceği bir azab ile sizi kökten imha eder.”
Derken “Büyücüler durumlarını kendi aralarında karşılıklı konuştular.” Birbirleriyle danıştılar. “Danışmalarını da gizli yaptılar.” Katade dedi ki: “Dediler ki: ” Eğer bunun ortaya koyacağı bir büyü ise onu yeneriz. Şayet onun getirdiği, Allah’tan ise o vakit bu işin karşısında durmamız mümkün değildir. İşte aralarında gizlice konuştukları buydu.

63. Dediler ki “Bu ikisi gerçekten sihirbazdır. Sizi sihirleriyle yurdunuzdan çıkarmak ve sizin en güzel olan bu yolunuzu yok etmek istiyorlar.

64. “Öyleyse, hilelerinizi toplayın (birbirinize destek olun) sonra sıra halinde gelin. Bu gün üstün gelen muhakkak başarıya ulaşmıştır.”

65. “Sihirbazlar: “Ey Mûsâ! Ya önce atmayı tercih edersin, ya da ilk atan biz oluruz” dediler.”

66. “Mûsâ: “Hayır, siz önce bırakın” dedi. Bir de baktı ki: Onların ipleri ve değnekleri büyülerinden ötürü kendisine yürüyorlarmış gibi geldi.

67. “Bunun üzerine Mûsâ içinde bir korku hissetti.”

68. Biz ona: “Korkma!” dedik. “Çünkü üstün gelecek olan sensin.

69. “Sağ elindekini (değneğini) at ki, onların yaptıklarını yutsun. Şüphesiz yaptıkları bir sihirbaz hilesidir.” Sihirbaz ise nereye varsa kurtuluşa eremez.”

70. “(Mûsâ’nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, “Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbine inandık” dediler.”

71. (Firavun) Dedi ki “Demek, ben size izin vermeden önce ona (Mûsâ’ya) inandınız ha! Şüphe yok, o size sihiri öğreten büyüğünüzdür. Şimdi andolsun sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve mutlaka sizi hurma dallarına asacağım. Hangimizin azabı daha şiddetli ve daha kalıcıymış, mutlaka göreceksiniz.”

72. “Sihirbazlar şöyle dediler: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi yaratana seni asla tercih etmeyeceğiz. Artık sen vereceğin hükmü ver. Sen ancak bu dünya hayatında hüküm verirsin.”

73. “Şüphesiz ki biz; günahlarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri affetmesi için, Rabbimize inandık. Allah’ın vereceği mükafat daha hayırlı ve daha kalıcıdır.”

74. Gerçek şu kî: Kim Rabbine günahkâr olarak gelirse onun için cehennem vardır, orada ölmez de dirilmez de.

75. Kim de O’na mü’min olarak SALİH amelde bulunmuş halde gelirse ONLAR İçin en yüksek dereceler vardır.

76. Altından ırmaklar akan AND CENNETLERİ. Onlar orada ebedidirler. İşte arınan kimselerin mükafatı budur.

( “İşte arınan” küfür ve isyandan kendisini temizleyen “kimselerin mükâfatı budur.” )

Abdurrahman TORAMAN
15 Şubat 2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here