Bilimden medet umarak hakikati öğrenmek fikrini zaten XX. yüzyılın ortalarında insanlar terk etti. Kafası çalışan insanlar hakikati bilimden öğrenemeyeceklerini anladılar. Bunda 1952 yılında yayınlanan bir kitabın tesiri çok büyük. Thomas S. Kuhn’un The Structure of Scienti c Revolutions (Bilimsel Devrimlerin Yapısı) isimli kitabı, insanlara, bu işlerin hep kendi başlarının altından çıktığı fikrini kabul ettirdi. Siz istiyorsunuz, neticede bu böyle oluyor. Bu kitapta Thomas S. Kuhn dedi ki, bilim dediğimiz şey bilim adamlarının kabul ettiği şeydir. Bunun ayrıca ne bir örtüsü ne de dayanağı var. Bilim adamları “he” dediği zaman bu bilimsel oluyor. O kitapta net olarak gösterilir ki, güneş merkezli Kopernik sistemiyle Tycho Brahe’nin dünya merkezli sistemi arasında bilimsel değer ya da kanıtlama gücü bakımından bir fark yoktur. Biri diğerini alt edemez. Tycho Brahe’nin sistemi, dünyayı merkeze koyan, güneş ve ay da dâhil olmak üzere bütün gök cisimlerinin dünyanın etrafında döndüklerini kanıtlayan bir sistemdi. Kepler’in öğrencisi Kopernik -ki Kepler güneşe tapardı, itikaden böyle bir pozisyonu vardı- sisteminin merkezine güneşi koydu ve her şeyi de güneşin etrafında çevirdi. Bu ikisi de bizim öyle okuyup da kolay kolay fark edemeyeceğimiz çok ayrıntılı hesaplarla bu tezlerini bilim adamlarına anlattılar. Bilim adamlarına Brahe’ninki değil, Kopernik’inki çok şık göründü. 

İsmet Özel
(Bir Akşam Gezintisi Değil, Bir İstiklâl Yürüyüşü I)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here