Abdulaziz BAYINDIR gibi popüler olmuş insanların, dini ve astronomi konularda enteresan ve anlaşılmaz sözler sarf etmesi, halkta ne gibi bir artı oluşturuyor, yada neden halk tarafından benimsenip ilgi görüyor anlamış değilim, aslında bu durum, halkın içinde bulunduğu bilgi seviyesinin yerlerde süründüğünün bir göstergesi..

Gözle görülen ve açıklaması, hem fiziki hemde duyu organlarımız ile mümkün olan doğal olaylar, dini argümanlar kullanılarak anlaşılması zor bir kalıbın içine sokmak ve içinden çıkılamaz mistik ifadelerle açıklamaya çalışmaktansa…konu hakkında bir bilgim yok demek daha erdemli bir davranış olurdu.

– Kısaca bir kaç konuya değineyim, Gündüz ve gecenin oluşumuna sebep olan şey, sadece GÜNEŞ ve dünya üzerindeki dairesel hareketidir, hesi bu..  (güneş ışınlarının gündüze çarpması yada aydınlık geceler diye bir şey yoktur) güneş ışığını ulaştırabildiği yada ulaştıramadığı durumlar vardır..

Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah’ın takdiri (düzenlemesi)dir.  Yasin-38

Güneşin hareketleri yukarı ve aşşağı olmak üzere değişiklik gösterir, sabit bir yörüngesi yoktur. Yaz aylarında merkeze yaklaşırken kışın ise uzaklaşır, izlediği bu dairevi dönüşü mevsimleri oluşturur. Kutuplarda 6 ay gündüze ve geceye yakın olması bundan dolayıdır.

Dünyanın küre olduğuna iman eden kişilerin, düz dünyada gece ve gündüzün nasıl mümkün olduğunu idrak edemiyor oluşlarını ve bunun zor olduğunu anlayabiliyorum. Güneş ve ay sabit dünyadanın üzerinde dairevi bir yörüngede hareket eder, tıpkı değirmen taşı gibi.  Bu harekette güneş dünyanın yarısını aydınlatırken diğer yarısı karanlıkta kalacak şekilde yaratılmıştır. Güneşin ufukta batıyor yada doğuyor oluşu tamamen perspektif ile alakalıdır. Ayrıca üstümüzde yoğun  atmosfer gaz katmanları vardır ve bu gazlar güneş ışığını kırarak dünyanın diğer tarafına ulaşmasını engeller. Bu atmosfer katmanlar aynı zamanda içinde manyetik bir takım alanlarda barındırır ve gün batımlarında güneşin ışiğını süzerek kırar ve bizim onu kırmızı görmemize sebep olur, dahası ay tutulması zamanlarında da bu olay gerçekleşir. Ay ile güneş birbirlerine en uzak mesafede olduğu zamanlarda ise, güneş ışığını kısa bir süreliğine aya ulaştıramaz bu durumda da Ay tutulması gerçekleşir…

 Gelelim tefsirlerde “Gündüzün Geceden Çıkarılması” meselesine…

Gündüzün, geceden çıkarılması ne demektir? Biz deriz ki: Bu, “Onu ondan ayırırız” demektir. Nitekim Arapça’da gecenin  sonu  gefip,  gündüz  başladığında,   “Gündüz geceden insilâh oldu (sıyrıldı çıktı)” denilir. Yine “Allah onu ondan ayırdı, o da ondan ayrıldı” denilir. Fakat bu ifadede, min edatı getiritmeksizin kullanıp, meselâ  denildiğinde, “O,sonuna erdi” demektir. Buna göre eğer, “Gecenin bizzat kendisi de bir ayettir. O halde ayette, “Biz ondan gündüzü sıyırıp çıkartırız” demesine ne gerek vardı?” denilirse, biz deriz ki: Bir şeyin faydaları  ve güzellikleri, o şeyin ZIDDI ite ortaya çıkar. İşte bundan Ötürü Cenâb-ı Hak, GECEDEN bahsettiği her yerde, gündüzü de zikretmiştir.

Cenab-ı Hak “Bir de bakarlar ki karanlığa girmişlerdir” buyurmuştur. Buradaki tza edatı, müfâce’e (ansızın oluşu göstermek) için olup, “Artık bundan sonra iş, onların elinde değil. Onlar o karanlığa ister istemez girerler” demektir. Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb,

“Güneş de Bir Ayet…”

“Güneş de kendi karargâhında akıp gitmektedir. Bu, aziz ve alîm olan (Allah)’m takdiridir” (Yasin, 38)

Baştaki vâv’ın, atıf için olup, bunun “GECE” ye atfedilmiş olması muhtemeldir. Buna göre ayetin takdiri, “Kendisinden GÜNDÜZÜ sıyırıp çıkardığımız GECE onlar için bir ayettir. Keza güneş de, hareket etmektedir. Ayı da biz takdir ettik. Bütün bunlar birer AYETTİR” şeklindedir….

Ayetteki, “Güneş de akıp gitmektedir” ifadesi, GÜNDÜZÜN çıkarılmasına SEBEP olan şeye işarettir. Çünkü güneş, karargâhına doğru hareket etmektedir ki, bu karargâh, güneşin batma zamanıdır. BÖYLECE gündüz de geceden sıyrılıp çıkmış olur.

Sebebin zikredilmesinin FAYDASI ŞUDUR : Allah Teâlâ,  “Biz geceden gündüzü sıyırıp çıkaranız”  buyurunca, HERHANGİ BİR câhilin,  “Gündüzün sıyrılıp çıkarılması, “ALLAH’DAN DEĞİL, ancak GÜNEŞİN bat ışındandır” demesi muhtemel olduğu İÇİN,  “Güneş de, Allah’ın emriyle karargâhına doğru gitmektedir” buyurdu. Binâenaleyh güneşin batışı, gündüzün geceden, oyulup çıkarılmasının SEBEBİDİR…!!  Böylece sebep zikredilerek, bu iddianın doğruluğu ortaya konulmuş olur.

Şöyle de denebilir: “Güneş de kendi karargâhına akıp gitmektedir” ifadesi, geceden sonra gündüz nimetine bir İŞARETTİR. Buna göre Cenâb-ı Hak sanki, “Kendisinden gündüzü sıyırıp çıkardığımız gece onlar için bir ayettir” buyurunca…” güneşin HAREKET ETTİĞİNİ, gece sona erdiğinde ise güneşin doğduğunu “…gündüzün böylece, çeşitli faydalarıma yeniden geldiğini anlatmıştır…..Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb,

Daha detaylı bilgiler için  “Kur’an ışığında Astronomik deliller” adlı makalelerimizi takip edebilirsiniz..

Abdurrahman Toraman
29 Eylül 2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here